İFTARA KALAN
--:--:--
- İMSAK 05:47
- GÜNEŞ 07:11
- ÖĞLE 13:18
- İKİNDİ 16:37
- AKŞAM 19:16
- YATSI 20:35
-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7134,90% -0,98
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
SİYASET
SİYASET Haberleri
Tarih: 06.09.2023 11:20
Güncelleme: 06.09.2023 11:20
Mavi Vatan Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (TÜRK DEGS) Başkanı Müstafi Tümamiral ve Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016’da yaşanılan FETÖ kalkışmasının daha geniş perspektifli ve daha etkin tekrarına hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Yaycı, “Türkiye, 15 Temmuz 2016 saat 20.30’a yeniden çok yaklaşmaktadır” dedi.
Ayvalık’ta düzenlenen “Doğu Akdeniz’de Yunan Yayılmacılığı ve Mavi Vatan” konulu konferansta yaptığı konuşmada, FETÖ ile mücadele konusunda çok ciddi eksikliklerin bulunduğunu savunan Cihat Yaycı, “Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesinin, bürokraside ve kurumlarda karşılık bulmadığı kanaatindeyim. FETÖ ile mücadeleyi; Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatımız, Jandarmamız ve kahraman birkaç savcımız yapıyor. Ama bu mücadele, sadece bu birimlerimize bırakılacak bir mücadele değildir. Bu mücadeleyi her kurum yapmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı, kendi içerisinde yapmalıdır. Yüksek Öğretim Kurulu, kendi içerisinde yapmalıdır. Sağlık Bakanlığı, kendi içerisinde yapmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, kendi içerisinde yapmalıdır. Çünkü bu örgütün devlete ve kurumlara nasıl sızdığı, itirafçı ifadelerinde ve daha önce FETÖ iltisaklı olduğu tespit edilmiş kişilerin sosyal, mesleki ve eğitim yaşamlarındaki kesişme ve anormallikler son derece sabittir. Onlardan bir çok kriter ortaya çıkmaktadır. Mesela; sınav hırsızlıkları, katalog evlilikleri, sicilen birbirlerini destekleme, atamalar, görev yerleri, hangi gazetelerde yazdıkları, hangi üniversitelerde yayın yaptıkları, kim kimin tez jürisinde bulunmuş, kim kime danışmanlık yapmış, kim kimlere kadro açmış, tüm bunların hepsi belirlenmiştir. Onun için bunları tespit etmek kolay ve önemlidir. Bunları ‘hapse atalım’ demiyorum. Ama bunlar devlet birimlerinde, devletin akademilerinde belirli yerlere en azından gelemesinler. Devlet bunlara eğitim ve başka türlü yatırımlar yapmasın. Bunlar tespit edilsinler, görevlerini çok daha az yetkili ve sorumlu pozisyonlarda yapsınlar” ifadelerini kullandı.
"Kanunlarda FETÖ ile mücadele çerçevesinde herhangi bir özel düzenleme yapılmadı, bu çok büyük bir eksiklik"
Devletin özel sektör gibi kiminle çalışıp, çalışmayacağına özgürce karar verebilmesi gerektiğini belirten Cihat Yaycı, “Herkes devletle çalışacak diye bir kaide söz konusu değildir. 15 Temmuz gibi dünya tarihinde görülmemiş ve hiçbir devletin başına gelmemiş, bir örgüt tarafından silahlı kuvvetlerin ve hatta devletin ele geçirilmesi durumuyla karşılaştık. Artık sütten dilimiz yandı, yoğurdu üfleyerek yemeliyiz. Şüpheden devlet yararlanmalıdır. Bu son derece önemlidir. İdari tasarrufla, adli yargılamayı birbirine karıştırmamak lazım. Kanunlarda FETÖ ile mücadele çerçevesinde herhangi bir özel düzenleme yapılmadı. Bu çok büyük bir eksikliktir. Bu düzenleme yapılmadığı için birçok FETÖ mensubu, beraat ya da delil yetersizliğinden ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı almaktadır. Böyle durumda, bunlar pür-i pak demek değildir. Bu, hukuki mevzuattaki eksiklikten kaynaklanan durumdan yararlanarak paçayı sıyıran FETÖ’cüler demektir. Bu noktada gerçekten de kurunun yanında, yaş da yanmış olabilir ama bunun sayısı gerçekten çok ama çok azdır“ diye konuştu.
FETÖ’ye üye olmaktan yargılanıp, kamu görevinden çıkarılanların kamudaki görevlerine geri dönüşüne ait kararlar verilirken, son aşamadaki durumlarının da incelenmesi gerektiğini savunan Cihat Yaycı, “Bu kişiler; kamu görevinden çıkarıldıktan iade kararı alınıncaya kadar geçen sürede, hangi kampanyalara katılmışlar, kimlerle ilişki halinde bulunmuşlar, kimleri övmüşler, kimleri yermişler, FETÖ mensuplarıyla bir iltisakları olmuş mu? Yani iade kararı verilirken; sadece kamu görevinden çıkarılana kadar sürece bakılmamalı, sonrasındaki süreçte de iltisakı olmuş mu? Ona da mutlaka bakılmalı ve öyle karar verilmelidir. Eğer mevcut hukuki zeminde bir mücadele yapılmak isteniyorsa; o zaman, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra da bunlar ne yapmışlardır, onların da dosyalanması ve ona göre karar verilmesi lazımdır” dedi.
“FETÖ, casusluk örgütüdür”
FETÖ’nün salt bir terör örgütünden öte bir casusluk örgütü olduğunu da belirten Yaycı, şöyle konuştu:
“FETÖ ile mücadele; DHKPC, PKK, TİKKO, IŞİD gibi salt terör örgütleri için çıkarılan kanun ve yöntemlerle yürütülemez. Bu konuda yeni kanun düzenlemesi şarttır. Aynı zamanda, bir an önce FETÖ ile Mücadele Kurumu kurulmalıdır. Çünkü Türkiye’de FETÖ şu anda çok güçlenmiş durumdadır. Çok ciddi ve cüretkâr bir şekilde konuşmakta, davranmaktadırlar. FETÖ ile mücadele edilenlerle mücadele başlamıştır. Şunu bir mesaj olarak vermek istiyorum; Türkiye, 15 Temmuz 2016 saat 20.30’a yeniden çok yaklaşmaktadır. Ama bu sefer bunu sadece klasik bir askeri kalkışma olarak yapmayacaklardır. Bu kez, halkı ekonomik ve sosyal zorluklardan dolayı sokağa dökmek ve sığınmacı konusunu provoke ederek, Türk Milleti’ni sığınmacılarla karşı karşıya getirmeyi planlanmaktadır. Bunun sonucunda ortaya çıkacak kargaşayı bir iç savaş haline dönüştürüp, devleti yönetilemez bir hale getirmek, devleti parçalamak ve ondan sonra da bazı kadrolarla yönetime el koymak şeklinde olabileceğini değerlendiriyorum. Takdir, yetkililerindir.”
Ayvalık’ta düzenlenen “Doğu Akdeniz’de Yunan Yayılmacılığı ve Mavi Vatan” konulu konferansta yaptığı konuşmada, FETÖ ile mücadele konusunda çok ciddi eksikliklerin bulunduğunu savunan Cihat Yaycı, “Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesinin, bürokraside ve kurumlarda karşılık bulmadığı kanaatindeyim. FETÖ ile mücadeleyi; Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatımız, Jandarmamız ve kahraman birkaç savcımız yapıyor. Ama bu mücadele, sadece bu birimlerimize bırakılacak bir mücadele değildir. Bu mücadeleyi her kurum yapmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı, kendi içerisinde yapmalıdır. Yüksek Öğretim Kurulu, kendi içerisinde yapmalıdır. Sağlık Bakanlığı, kendi içerisinde yapmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, kendi içerisinde yapmalıdır. Çünkü bu örgütün devlete ve kurumlara nasıl sızdığı, itirafçı ifadelerinde ve daha önce FETÖ iltisaklı olduğu tespit edilmiş kişilerin sosyal, mesleki ve eğitim yaşamlarındaki kesişme ve anormallikler son derece sabittir. Onlardan bir çok kriter ortaya çıkmaktadır. Mesela; sınav hırsızlıkları, katalog evlilikleri, sicilen birbirlerini destekleme, atamalar, görev yerleri, hangi gazetelerde yazdıkları, hangi üniversitelerde yayın yaptıkları, kim kimin tez jürisinde bulunmuş, kim kime danışmanlık yapmış, kim kimlere kadro açmış, tüm bunların hepsi belirlenmiştir. Onun için bunları tespit etmek kolay ve önemlidir. Bunları ‘hapse atalım’ demiyorum. Ama bunlar devlet birimlerinde, devletin akademilerinde belirli yerlere en azından gelemesinler. Devlet bunlara eğitim ve başka türlü yatırımlar yapmasın. Bunlar tespit edilsinler, görevlerini çok daha az yetkili ve sorumlu pozisyonlarda yapsınlar” ifadelerini kullandı.
"Kanunlarda FETÖ ile mücadele çerçevesinde herhangi bir özel düzenleme yapılmadı, bu çok büyük bir eksiklik"
Devletin özel sektör gibi kiminle çalışıp, çalışmayacağına özgürce karar verebilmesi gerektiğini belirten Cihat Yaycı, “Herkes devletle çalışacak diye bir kaide söz konusu değildir. 15 Temmuz gibi dünya tarihinde görülmemiş ve hiçbir devletin başına gelmemiş, bir örgüt tarafından silahlı kuvvetlerin ve hatta devletin ele geçirilmesi durumuyla karşılaştık. Artık sütten dilimiz yandı, yoğurdu üfleyerek yemeliyiz. Şüpheden devlet yararlanmalıdır. Bu son derece önemlidir. İdari tasarrufla, adli yargılamayı birbirine karıştırmamak lazım. Kanunlarda FETÖ ile mücadele çerçevesinde herhangi bir özel düzenleme yapılmadı. Bu çok büyük bir eksikliktir. Bu düzenleme yapılmadığı için birçok FETÖ mensubu, beraat ya da delil yetersizliğinden ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı almaktadır. Böyle durumda, bunlar pür-i pak demek değildir. Bu, hukuki mevzuattaki eksiklikten kaynaklanan durumdan yararlanarak paçayı sıyıran FETÖ’cüler demektir. Bu noktada gerçekten de kurunun yanında, yaş da yanmış olabilir ama bunun sayısı gerçekten çok ama çok azdır“ diye konuştu.
FETÖ’ye üye olmaktan yargılanıp, kamu görevinden çıkarılanların kamudaki görevlerine geri dönüşüne ait kararlar verilirken, son aşamadaki durumlarının da incelenmesi gerektiğini savunan Cihat Yaycı, “Bu kişiler; kamu görevinden çıkarıldıktan iade kararı alınıncaya kadar geçen sürede, hangi kampanyalara katılmışlar, kimlerle ilişki halinde bulunmuşlar, kimleri övmüşler, kimleri yermişler, FETÖ mensuplarıyla bir iltisakları olmuş mu? Yani iade kararı verilirken; sadece kamu görevinden çıkarılana kadar sürece bakılmamalı, sonrasındaki süreçte de iltisakı olmuş mu? Ona da mutlaka bakılmalı ve öyle karar verilmelidir. Eğer mevcut hukuki zeminde bir mücadele yapılmak isteniyorsa; o zaman, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra da bunlar ne yapmışlardır, onların da dosyalanması ve ona göre karar verilmesi lazımdır” dedi.
“FETÖ, casusluk örgütüdür”
FETÖ’nün salt bir terör örgütünden öte bir casusluk örgütü olduğunu da belirten Yaycı, şöyle konuştu:
“FETÖ ile mücadele; DHKPC, PKK, TİKKO, IŞİD gibi salt terör örgütleri için çıkarılan kanun ve yöntemlerle yürütülemez. Bu konuda yeni kanun düzenlemesi şarttır. Aynı zamanda, bir an önce FETÖ ile Mücadele Kurumu kurulmalıdır. Çünkü Türkiye’de FETÖ şu anda çok güçlenmiş durumdadır. Çok ciddi ve cüretkâr bir şekilde konuşmakta, davranmaktadırlar. FETÖ ile mücadele edilenlerle mücadele başlamıştır. Şunu bir mesaj olarak vermek istiyorum; Türkiye, 15 Temmuz 2016 saat 20.30’a yeniden çok yaklaşmaktadır. Ama bu sefer bunu sadece klasik bir askeri kalkışma olarak yapmayacaklardır. Bu kez, halkı ekonomik ve sosyal zorluklardan dolayı sokağa dökmek ve sığınmacı konusunu provoke ederek, Türk Milleti’ni sığınmacılarla karşı karşıya getirmeyi planlanmaktadır. Bunun sonucunda ortaya çıkacak kargaşayı bir iç savaş haline dönüştürüp, devleti yönetilemez bir hale getirmek, devleti parçalamak ve ondan sonra da bazı kadrolarla yönetime el koymak şeklinde olabileceğini değerlendiriyorum. Takdir, yetkililerindir.”
Haber Kaynak : İHA - İhlas Haber Ajansı
Sarıyer’de Trabzonlular Güç Birliği Yaptı: SATRADER Resmen Kuruldu!
Trabzonlu
12.03.2026 11:35:03
Nihayet bizimde bir çatımız oldu, kuranlara teşekkürler, bize her yer Trabzon
Sarıyer'in yeni kaymakamı belli oldu
Sarıyerli
20.02.2026 01:37:20
Sarıyere hoşgeldiniz hayırlı olsun, Allah utandırmasın
İzmit'te Kaldırım İşgalleri İçin Sıkı Denetim Dönemi Başlıyor
izmit sevdalısı
3.01.2026 03:04:46
Fatma başkanda gecıcı esnaf kalıcı yaptığı bu zulumlerin karşılığını esnaf seçim zamanı kendisine ödetcektir.Aklıselim davranıp bu zor ekonomık sıkıntılarda esnafa zulum yapmak yerine avmler karsısında kücük esnaf desteklenmeli sopa göstermemeli.Esnaf bunu unutmayacaktır
Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!
Hüseyin
12.11.2025 21:38:12
Türk milletinin başı sağolsun, şehitlerimize rahmet diliyorum
Kategori İçeriği
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
25
19
2
4
41
61
2.FENERBAHÇE A.Ş.
25
16
0
9
32
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
25
16
3
6
22
54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
25
12
7
6
17
42
6.GÖZTEPE A.Ş.
25
11
5
9
10
42
7.KOCAELİSPOR
25
9
10
6
-3
33
8.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
25
7
9
9
-3
30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
25
7
9
9
-10
30
11.CORENDON ALANYASPOR
25
5
8
12
-4
27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
13.TÜMOSAN KONYASPOR
25
5
11
9
-10
24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
25
6
13
6
-15
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
25
3
17
5
-24
14

















