İFTARA KALAN
--:--:--
- İMSAK 05:50
- GÜNEŞ 07:14
- ÖĞLE 13:19
- İKİNDİ 16:36
- AKŞAM 19:14
- YATSI 20:33
-
BIST 100
16193,56%0,17
-
DOLAR
44,10% 0,06
-
EURO
51,01% 0,05
-
GRAM ALTIN
7308,81% -0,37
-
Ç. ALTIN
11826,62% 0,00
SAĞLIK
SAĞLIK Haberleri
Tarih: 01.03.2023 09:56
Güncelleme: 01.03.2023 09:56
Üriner sistem taş hastalıklarının altında birden fazla faktörün bulunabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Kubilay Sabuncu, “Genetik alt yapı, cinsiyet, beslenme ve sıvı tüketim alışkanlıkları, coğrafya ve sıcak iklim, obezite ve kronik hastalıklar gibi birçok sebep taş oluşumuna yatkınlığa yol açabilir. Bazı taş hastalarında hiçbir şikâyet olmazken, bazı hastaları ise ‘hayatlarında hiç hissetmedikleri şiddette bir ağrı’ ile karşılaşabilir. Bu hastanın taşının boyutları ve yerleşimi ile ilişkilidir. ESWL, kapalı böbrek taşı ameliyatı ve perkütan taş cerrahisi ile hastalıktan kurtulmak mümkündür” dedi.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Üroloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Kubilay Sabuncu, üriner sistem taş hastalıkları hakkında bilgiler verdi. Dr. Öğr. Üyesi Sabuncu, taş hastalığının multifaktöriyel bir hastalık olup, her zaman tek bir sebeple açıklanamayacağını belirterek “Özetlemek gerekirse genetik alt yapı, cinsiyet, beslenme ve sıvı tüketim alışkanlıkları, coğrafya ve iklim, obezite ve diğer kronik hastalıklar gibi birçok sebep taş oluşumuna yatkınlık oluşturabilmektedir. Kişinin ailesinde, özellikle de birinci derece akrabalarında böbrek taşı öyküsü var ise taş hastalığı olasılığı artmaktadır. Çevresel birçok faktör olmasına rağmen bunlardan en önemlisinin iklim olduğu söylenebilir. Özellikle sıcak ve güneşli iklimlerde sıvı kaybının artması ve D vitamini metabolizmasındaki değişikliklerden ötürü taş hastalığına yatkınlık artabilmektedir. Genel olarak bakılırsa özellikle 40 ile 60 yaş arasında taş hastalığının sıklığı artmaktadır. 20 yaş öncesi taş hastalığının az görüldüğü, çocukluk çağı böbrek taşı hastalığının ise oldukça nadir görüldüğü bilinmektedir” diye konuştu.
"Taşın boyutu ve yerleşimi ağrıyı belirliyor"
Üriner sistem taş hastalığının belirtilerinin çok geniş bir yelpazeye yayıldığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sabuncu, şöyle devam etti: "Bazı taş hastalarında hiçbir şikâyet olmazken, bazı hastalar ise ‘hayatlarında hiç hissetmedikleri şiddette bir ağrı’ ile karşılaşabilir. Bu hastanın taşının boyutları ve yerleşimi ile ilişkilidir. ‘Renal kolik’ olarak isimlendirilen ve taşla ilişkili ağrılar ise çoğunlukla taşın oluşturmuş olduğu tıkanıklık sonucu olarak gelişir. Çoğunlukla tek taraflı olan bu ağrı, aniden başlar. Bununla beraber mide bulantısı-kusma, idrar yaparken yanma, idrar bitmiyormuş hissi veya idrarda kan görme eşlik edebilir. Detaylı bir fiziki muayene ve tetkiklerin ardından öncelikle ağrının gerçekten böbrekten kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak amacıyla ultrason yapılabilmektedir. Ancak ultrason her zaman taşlar hakkında yeterli bilgi verememektedir. Özellikle müdahale planlanacaksa çoğu zaman taşın tam olarak yerleşimini ve boyutlarını değerlendirebilmek üzere bilgisayarlı tomografi yapılmaktadır. Bilgisayarlı tomografinin günümüzde böbrek taşı tanısında en hassas metot olduğu söylenebilir. Bilgisayarlı tomografi ile taş hakkında yeterli bilgi sahibi olunduktan sonra taş ve hastanın özelliklerine göre çok farklı tedaviler uygulanabilir. Bazı hastalar ilaç tedavisine bile gerek kalmadan taşlarından kurtulabildikleri gibi bazı hastalara da çok ciddi cerrahi işlemler gerekmektedir."
"3 farklı cerrahi yöntemle taştan kurtulmak mümkün"
Dr. Öğr. Üyesi Kubilay Sabuncu, günümüzde taş hastalığı tedavisinde çok sık uygulanan cerrahi yöntemleri şu şekilde açıkladı: "ESWL dediğimiz metot extracorporeal shockwave lithotripsy’nin kısaltması olup, vücut dışından ses dalgaları ile taşların kırılmasıdır. Bu metot ile hastanın uyuması gerekmez ve özel odalarda 30 dakika ile 1 saat kadar süren seanslar ile hastanın taşları ses dalgaları ile kırılır. Genel olarak ağrılı bir işlem olmayıp, işlem esnasında kırılan taş parçalarının düşmesi ile sonrasında ağrılar olabilir. Her taşa uygulanabilen bir metot değildir ve en ideal şartlarda bile başarısı yaklaşık yüzde 70 civarındadır. Uygun taşlarda, bu yöntem ile hasta taşından ameliyatsız olarak kurtulabilmektedir.
Endoskopik üreter taşı tedavisi yani kapalı böbrek taşı ameliyatı ise hastanın derin anestezi altında olduğu ve idrarın aktığı sistemden geriye doğru ilerlenerek vücutta herhangi bir dokunun bütünlüğü bozulmadan yapılan bir ameliyattır. Bu ameliyat esnasında taşları kırmak için çoğu zaman lazer enerjisi kullanılır. Çoğu taşa uygulanabilen bu metot ise oldukça başarılı bir ameliyattır. Çoğunlukla uzun hastane yatışı gerektirmez, ancak her boyuttaki taşa uygulamakla ilgili bazı teknik zorlukları vardır. Özellikle böbrekle idrar kesesini bağlayan kanalda (üreter) izlenen küçük taşların tedavisinde ve böbrek içerisindeki 2cm’den büyük olmayan taşların tedavisinde kullanılsa da günümüzde daha büyük ve kompleks taşlarda da başarı ile uygulanabilmektedir. Bu tip taşların tedavisinde birden fazla seans ameliyat gerekebilmektedir.
Perkütan taş cerrahisi ise böbreğe vücudun dışından girilerek yapılan bir ameliyattır. Avantajı büyük boyutlu taşların kırıldıktan sonra büyük parçalar halinde dışarıya alınabilmesi ve hastada daha büyük oranda taşsızlık sağlanabilmesidir. Özellikle 2cm’den büyük böbrek taşlarında veya diğer metotlar kullanılıp başarısızlık olan durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Cilt ile böbrek arasında oluşturulan kanal aracılığı ile böbrek içerisindeki taşlar kırılıp dışarı alınmaktadır. Bu oluşturulan kanalın çapı da günümüz teknolojisi ile oldukça küçülmüştür ve operasyonun riskleri bu yolla azaltılmıştır.
Bunun haricinde günümüzde çok nadir de olsa bazı böbrek taşları laparoskopik veya açık cerrahi gerektirebilmektedir. Özellikle normal anatomiye sahip olmayan böbreklerde veya taş yükü sebebiyle diğer metotlarla taşsızlığın sağlanamayacağı durumlarda bu yöntemlere başvurulmaktadır."
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Üroloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Kubilay Sabuncu, üriner sistem taş hastalıkları hakkında bilgiler verdi. Dr. Öğr. Üyesi Sabuncu, taş hastalığının multifaktöriyel bir hastalık olup, her zaman tek bir sebeple açıklanamayacağını belirterek “Özetlemek gerekirse genetik alt yapı, cinsiyet, beslenme ve sıvı tüketim alışkanlıkları, coğrafya ve iklim, obezite ve diğer kronik hastalıklar gibi birçok sebep taş oluşumuna yatkınlık oluşturabilmektedir. Kişinin ailesinde, özellikle de birinci derece akrabalarında böbrek taşı öyküsü var ise taş hastalığı olasılığı artmaktadır. Çevresel birçok faktör olmasına rağmen bunlardan en önemlisinin iklim olduğu söylenebilir. Özellikle sıcak ve güneşli iklimlerde sıvı kaybının artması ve D vitamini metabolizmasındaki değişikliklerden ötürü taş hastalığına yatkınlık artabilmektedir. Genel olarak bakılırsa özellikle 40 ile 60 yaş arasında taş hastalığının sıklığı artmaktadır. 20 yaş öncesi taş hastalığının az görüldüğü, çocukluk çağı böbrek taşı hastalığının ise oldukça nadir görüldüğü bilinmektedir” diye konuştu.
"Taşın boyutu ve yerleşimi ağrıyı belirliyor"
Üriner sistem taş hastalığının belirtilerinin çok geniş bir yelpazeye yayıldığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sabuncu, şöyle devam etti: "Bazı taş hastalarında hiçbir şikâyet olmazken, bazı hastalar ise ‘hayatlarında hiç hissetmedikleri şiddette bir ağrı’ ile karşılaşabilir. Bu hastanın taşının boyutları ve yerleşimi ile ilişkilidir. ‘Renal kolik’ olarak isimlendirilen ve taşla ilişkili ağrılar ise çoğunlukla taşın oluşturmuş olduğu tıkanıklık sonucu olarak gelişir. Çoğunlukla tek taraflı olan bu ağrı, aniden başlar. Bununla beraber mide bulantısı-kusma, idrar yaparken yanma, idrar bitmiyormuş hissi veya idrarda kan görme eşlik edebilir. Detaylı bir fiziki muayene ve tetkiklerin ardından öncelikle ağrının gerçekten böbrekten kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak amacıyla ultrason yapılabilmektedir. Ancak ultrason her zaman taşlar hakkında yeterli bilgi verememektedir. Özellikle müdahale planlanacaksa çoğu zaman taşın tam olarak yerleşimini ve boyutlarını değerlendirebilmek üzere bilgisayarlı tomografi yapılmaktadır. Bilgisayarlı tomografinin günümüzde böbrek taşı tanısında en hassas metot olduğu söylenebilir. Bilgisayarlı tomografi ile taş hakkında yeterli bilgi sahibi olunduktan sonra taş ve hastanın özelliklerine göre çok farklı tedaviler uygulanabilir. Bazı hastalar ilaç tedavisine bile gerek kalmadan taşlarından kurtulabildikleri gibi bazı hastalara da çok ciddi cerrahi işlemler gerekmektedir."
"3 farklı cerrahi yöntemle taştan kurtulmak mümkün"
Dr. Öğr. Üyesi Kubilay Sabuncu, günümüzde taş hastalığı tedavisinde çok sık uygulanan cerrahi yöntemleri şu şekilde açıkladı: "ESWL dediğimiz metot extracorporeal shockwave lithotripsy’nin kısaltması olup, vücut dışından ses dalgaları ile taşların kırılmasıdır. Bu metot ile hastanın uyuması gerekmez ve özel odalarda 30 dakika ile 1 saat kadar süren seanslar ile hastanın taşları ses dalgaları ile kırılır. Genel olarak ağrılı bir işlem olmayıp, işlem esnasında kırılan taş parçalarının düşmesi ile sonrasında ağrılar olabilir. Her taşa uygulanabilen bir metot değildir ve en ideal şartlarda bile başarısı yaklaşık yüzde 70 civarındadır. Uygun taşlarda, bu yöntem ile hasta taşından ameliyatsız olarak kurtulabilmektedir.
Endoskopik üreter taşı tedavisi yani kapalı böbrek taşı ameliyatı ise hastanın derin anestezi altında olduğu ve idrarın aktığı sistemden geriye doğru ilerlenerek vücutta herhangi bir dokunun bütünlüğü bozulmadan yapılan bir ameliyattır. Bu ameliyat esnasında taşları kırmak için çoğu zaman lazer enerjisi kullanılır. Çoğu taşa uygulanabilen bu metot ise oldukça başarılı bir ameliyattır. Çoğunlukla uzun hastane yatışı gerektirmez, ancak her boyuttaki taşa uygulamakla ilgili bazı teknik zorlukları vardır. Özellikle böbrekle idrar kesesini bağlayan kanalda (üreter) izlenen küçük taşların tedavisinde ve böbrek içerisindeki 2cm’den büyük olmayan taşların tedavisinde kullanılsa da günümüzde daha büyük ve kompleks taşlarda da başarı ile uygulanabilmektedir. Bu tip taşların tedavisinde birden fazla seans ameliyat gerekebilmektedir.
Perkütan taş cerrahisi ise böbreğe vücudun dışından girilerek yapılan bir ameliyattır. Avantajı büyük boyutlu taşların kırıldıktan sonra büyük parçalar halinde dışarıya alınabilmesi ve hastada daha büyük oranda taşsızlık sağlanabilmesidir. Özellikle 2cm’den büyük böbrek taşlarında veya diğer metotlar kullanılıp başarısızlık olan durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Cilt ile böbrek arasında oluşturulan kanal aracılığı ile böbrek içerisindeki taşlar kırılıp dışarı alınmaktadır. Bu oluşturulan kanalın çapı da günümüz teknolojisi ile oldukça küçülmüştür ve operasyonun riskleri bu yolla azaltılmıştır.
Bunun haricinde günümüzde çok nadir de olsa bazı böbrek taşları laparoskopik veya açık cerrahi gerektirebilmektedir. Özellikle normal anatomiye sahip olmayan böbreklerde veya taş yükü sebebiyle diğer metotlarla taşsızlığın sağlanamayacağı durumlarda bu yöntemlere başvurulmaktadır."
Haber Kaynak : İHA - İhlas Haber Ajansı
Anahtar Kelimeler:
"üriner
sistem
taş
hastalıklarının
altında
birden
fazla
faktör
bulunabilir"
Sarıyer'in yeni kaymakamı belli oldu
Sarıyerli
20.02.2026 01:37:20
Sarıyere hoşgeldiniz hayırlı olsun, Allah utandırmasın
İzmit'te Kaldırım İşgalleri İçin Sıkı Denetim Dönemi Başlıyor
izmit sevdalısı
3.01.2026 03:04:46
Fatma başkanda gecıcı esnaf kalıcı yaptığı bu zulumlerin karşılığını esnaf seçim zamanı kendisine ödetcektir.Aklıselim davranıp bu zor ekonomık sıkıntılarda esnafa zulum yapmak yerine avmler karsısında kücük esnaf desteklenmeli sopa göstermemeli.Esnaf bunu unutmayacaktır
Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!
Hüseyin
12.11.2025 21:38:12
Türk milletinin başı sağolsun, şehitlerimize rahmet diliyorum
Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin Terasında Safran Hasadı
Alperen
1.11.2025 01:18:02
Kahpe düzenin yiğit çocukları, var olsun Ülkü Ocakları
Kategori İçeriği
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
25
19
2
4
41
61
2.FENERBAHÇE A.Ş.
25
16
0
9
32
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
25
16
3
6
22
54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
25
12
7
6
17
42
6.GÖZTEPE A.Ş.
25
11
5
9
10
42
7.KOCAELİSPOR
25
9
10
6
-3
33
8.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
25
7
9
9
-3
30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
25
7
9
9
-10
30
11.CORENDON ALANYASPOR
25
5
8
12
-4
27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
13.TÜMOSAN KONYASPOR
25
5
11
9
-10
24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
25
6
13
6
-15
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
25
3
17
5
-24
14

















