İFTARA KALAN
--:--:--
- İMSAK 05:47
- GÜNEŞ 07:11
- ÖĞLE 13:18
- İKİNDİ 16:37
- AKŞAM 19:16
- YATSI 20:35
-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7134,90% -0,98
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
SAĞLIK
SAĞLIK Haberleri
Tarih: 08.07.2022 12:58
Güncelleme: 08.07.2022 12:58
Covid-19 pandemisinin hız kaybetmeye başlamasıyla, toplumun rahat bir nefes almaya başladığı bir dönemde ortaya çıkan “maymun çiçeği salgını”, yeni bir pandemi mi başlıyor korkularını da beraberinde getirdi. Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Türkiye’de ilk vakası tespit edilen maymun çiçeği hastalığının pandemiye dönüşme riskini değerlendirdi.
Dünyada Mayıs ayında görülmeye başlayan maymun çiçeği hastalığının, geçen hafta Türkiye’de de ilk vakası tespit edildi. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medya hesabından duyurduğu haber, hastalık Türkiye ve KKTC’de yayılacak mı endişelerini de yeniden canlandırdı. Dünya Sağlık Örgütü ise 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada dünya genelinde 6 binin üzerinde vaka olduğunu açıkladı. Peki, maymun çiçeği salgını gerçekten bir pandemiye dönüşebilir mi? Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, maymun çiçeği hastalığının bilinmeyenlerini anlattı.
“Çiçek aşısının çapraz bağışıklık yaratma ihtimali az”
Hastalığın ilk kez 1958’de, araştırma için tutulan maymun kolonilerinde tanımlandığı için bu adı aldığını söyleyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, 1970’te ise maymun çiçeğinin ilk kez insanlarda tespit edildiğini belirtti. Yani pek çoğumuz, hastalığın adını ilk kez duysak da aslında geçmişi 60 yıldan geriye uzanıyor. Hastalığın belirtilerinin, 1980’de dünya genelinde ortadan kalktığı belirlenen çiçek hastalığına benzediğini söyleyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, yine de geçmiş yıllarda yapılan çiçek aşısının hastalığa karşı bir bağışıklık yaratacağı iddialarını fazla iyimser buluyor. Çiçek hastalığının 1980’lerde ortadan kalktığını hatırlatan Prof. Dr. Şanlıdağ, araştırmaların tek doz çiçek aşısının 10 yıllık, multipl doz çiçek aşısının ise 30 yıla kadar koruyuculuğu bulunduğunu, dolayısıyla 1980’de sonlandırılan çiçek aşısının maymun çiçeğine karşı bir çapraz bağışıklık yapma ihtimalinin çok düşük olduğunu vurguladı.
“Maymun çiçeğinin COVID-19 yaygınlığına ulaşması zor”
Maymun çiçeği virüsünün, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin aksine, bir DNA virüsü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “DNA virüslerinin mutasyona uğrama ihtimali RNA virüslerine kıyasla daha düşüktür” dedi. Yine de bu durumun, virüsün hiç mutasyon geçiremeyeceği anlamına gelmediğini söyleyen Şanlıdağ, “Son zamanlardaki mevcut vakalarda görülen tipik olmayan bulaşma eğilimleri, virüsün farklı özellikler kazanmış olma ihtimalini ortaya çıkarıyor. Bu durum, virüsün genetik materyalindeki değişimlerin tespit edilmesine yönelik araştırmalarla belirlenecek. Yakın zamanda araştırma sonuçlarının bilim dünyasıyla paylaşılacağını bekliyorum” ifadelerini kullandı. Virüsün, kuluçka döneminde bulaşıcı olmadığını da söyleyen Şanlıdağ, “Virüsün bulaşması için semptomların başlamış olması gerekiyor. Bu nedenle, gözle görülür semptomları olan virüsten kaçınmak daha kolay” diyor. Maymun çiçeğinin döküntü veya lezyonların dışında şişmiş lenf nodülleri, kas ve sırt ağrıları, halsizlik, ateş ve yoğun baş ağrısı gibi semptomları da bulunuyor.
Virüsün hızlı bir şekilde yayılmasını engelleyen özelliklerden biri de bulaşma şekli. Maymun çiçeği virüsü özellikle çok yakın ve uzun süreli temasla bulaşıyor. Maymun çiçeği virüsünün solunum yoluyla bulaşmasından daha çok yakın temas gerektiren bulaşı yayılımını kısıtlıyor. Özellikle son vakalarda cinsel yolla bulaşma eğilimi gösteriyor.
Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, tüm bu nedenlerle; maymun çiçeğinin COVID-19 kadar hızlı bir şekilde bulaşmasının zor olduğunu söyleyerek ekliyor: “Dünyanın pek çok yerinde aynı anda görülse de vaka sayısının sınırlı kalacağını öngörmek mümkün” diyor.
Dünyada Mayıs ayında görülmeye başlayan maymun çiçeği hastalığının, geçen hafta Türkiye’de de ilk vakası tespit edildi. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medya hesabından duyurduğu haber, hastalık Türkiye ve KKTC’de yayılacak mı endişelerini de yeniden canlandırdı. Dünya Sağlık Örgütü ise 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada dünya genelinde 6 binin üzerinde vaka olduğunu açıkladı. Peki, maymun çiçeği salgını gerçekten bir pandemiye dönüşebilir mi? Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, maymun çiçeği hastalığının bilinmeyenlerini anlattı.
“Çiçek aşısının çapraz bağışıklık yaratma ihtimali az”
Hastalığın ilk kez 1958’de, araştırma için tutulan maymun kolonilerinde tanımlandığı için bu adı aldığını söyleyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, 1970’te ise maymun çiçeğinin ilk kez insanlarda tespit edildiğini belirtti. Yani pek çoğumuz, hastalığın adını ilk kez duysak da aslında geçmişi 60 yıldan geriye uzanıyor. Hastalığın belirtilerinin, 1980’de dünya genelinde ortadan kalktığı belirlenen çiçek hastalığına benzediğini söyleyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, yine de geçmiş yıllarda yapılan çiçek aşısının hastalığa karşı bir bağışıklık yaratacağı iddialarını fazla iyimser buluyor. Çiçek hastalığının 1980’lerde ortadan kalktığını hatırlatan Prof. Dr. Şanlıdağ, araştırmaların tek doz çiçek aşısının 10 yıllık, multipl doz çiçek aşısının ise 30 yıla kadar koruyuculuğu bulunduğunu, dolayısıyla 1980’de sonlandırılan çiçek aşısının maymun çiçeğine karşı bir çapraz bağışıklık yapma ihtimalinin çok düşük olduğunu vurguladı.
“Maymun çiçeğinin COVID-19 yaygınlığına ulaşması zor”
Maymun çiçeği virüsünün, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin aksine, bir DNA virüsü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “DNA virüslerinin mutasyona uğrama ihtimali RNA virüslerine kıyasla daha düşüktür” dedi. Yine de bu durumun, virüsün hiç mutasyon geçiremeyeceği anlamına gelmediğini söyleyen Şanlıdağ, “Son zamanlardaki mevcut vakalarda görülen tipik olmayan bulaşma eğilimleri, virüsün farklı özellikler kazanmış olma ihtimalini ortaya çıkarıyor. Bu durum, virüsün genetik materyalindeki değişimlerin tespit edilmesine yönelik araştırmalarla belirlenecek. Yakın zamanda araştırma sonuçlarının bilim dünyasıyla paylaşılacağını bekliyorum” ifadelerini kullandı. Virüsün, kuluçka döneminde bulaşıcı olmadığını da söyleyen Şanlıdağ, “Virüsün bulaşması için semptomların başlamış olması gerekiyor. Bu nedenle, gözle görülür semptomları olan virüsten kaçınmak daha kolay” diyor. Maymun çiçeğinin döküntü veya lezyonların dışında şişmiş lenf nodülleri, kas ve sırt ağrıları, halsizlik, ateş ve yoğun baş ağrısı gibi semptomları da bulunuyor.
Virüsün hızlı bir şekilde yayılmasını engelleyen özelliklerden biri de bulaşma şekli. Maymun çiçeği virüsü özellikle çok yakın ve uzun süreli temasla bulaşıyor. Maymun çiçeği virüsünün solunum yoluyla bulaşmasından daha çok yakın temas gerektiren bulaşı yayılımını kısıtlıyor. Özellikle son vakalarda cinsel yolla bulaşma eğilimi gösteriyor.
Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, tüm bu nedenlerle; maymun çiçeğinin COVID-19 kadar hızlı bir şekilde bulaşmasının zor olduğunu söyleyerek ekliyor: “Dünyanın pek çok yerinde aynı anda görülse de vaka sayısının sınırlı kalacağını öngörmek mümkün” diyor.
Haber Kaynak : İHA - İhlas Haber Ajansı
Sarıyer’de Trabzonlular Güç Birliği Yaptı: SATRADER Resmen Kuruldu!
Trabzonlu
12.03.2026 11:35:03
Nihayet bizimde bir çatımız oldu, kuranlara teşekkürler, bize her yer Trabzon
Sarıyer'in yeni kaymakamı belli oldu
Sarıyerli
20.02.2026 01:37:20
Sarıyere hoşgeldiniz hayırlı olsun, Allah utandırmasın
İzmit'te Kaldırım İşgalleri İçin Sıkı Denetim Dönemi Başlıyor
izmit sevdalısı
3.01.2026 03:04:46
Fatma başkanda gecıcı esnaf kalıcı yaptığı bu zulumlerin karşılığını esnaf seçim zamanı kendisine ödetcektir.Aklıselim davranıp bu zor ekonomık sıkıntılarda esnafa zulum yapmak yerine avmler karsısında kücük esnaf desteklenmeli sopa göstermemeli.Esnaf bunu unutmayacaktır
Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!
Hüseyin
12.11.2025 21:38:12
Türk milletinin başı sağolsun, şehitlerimize rahmet diliyorum
Kategori İçeriği
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
25
19
2
4
41
61
2.FENERBAHÇE A.Ş.
25
16
0
9
32
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
25
16
3
6
22
54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
25
12
7
6
17
42
6.GÖZTEPE A.Ş.
25
11
5
9
10
42
7.KOCAELİSPOR
25
9
10
6
-3
33
8.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
25
7
9
9
-3
30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
25
7
9
9
-10
30
11.CORENDON ALANYASPOR
25
5
8
12
-4
27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
13.TÜMOSAN KONYASPOR
25
5
11
9
-10
24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
25
6
13
6
-15
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
25
3
17
5
-24
14

















