İFTARA KALAN
--:--:--
- İMSAK 05:48
- GÜNEŞ 07:13
- ÖĞLE 13:19
- İKİNDİ 16:36
- AKŞAM 19:15
- YATSI 20:34
-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,18% 0,16
-
EURO
50,53% -0,77
-
GRAM ALTIN
7126,77% -1,09
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
EĞİTİM
EĞİTİM Haberleri
Tarih: 01.03.2024 12:57
Güncelleme: 01.03.2024 12:57
‘28 Şubat Özel’ başlıklı söyleşiyle SUBÜ Konuşmaları’nın 7’inci sezonunun ilk konuşmacısı olan Eski Bakan Yardımcısı ve Eski Milletvekili Dr. Cengiz Yavilioğlu, “Siyasal alanı daraltan ya da yok eden darbelere karşı topyekûn tavır almak gerekir. Çünkü siyasal alan olmazsa çözümler siyaset dışı alanlarda aranır” dedi.
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 7’inci sezonu, Eski Bakan Yardımcısı ve Eski Milletvekili Dr. Cengiz Yavilioğlu’nun konuşmacı olduğu söyleşi ile başladı. ’28 Şubat Özel’ başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü Sakarya Sosyal ve Kültürel Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Mehmet Alper Cantimer üstlendi. Söyleşide; 28 Şubat 1997’de yaşanan postmodern darbe süreci, mağduriyetler, din ve inanç özgürlüklerine yönelik kısıtlamalar ve adaletsiz uygulamalar konuşuldu. Programın tamamı üniversitenin YouTube kanalı SUBÜ Haber’den istenildiği zaman izlenebiliyor.
“Mücadelemizi meşru çerçevede sürdürdük”
28 Şubat postmodern darbesinin ileri sürülen en önemli gerekçesinin irtica olduğunu kaydeden Eski Bakan Yardımcısı ve Eski Milletvekili Dr. Cengiz Yavilioğlu, “İmam hatip okulları irtica ile bağlantılı hale getirilmişti. Burada okuyan öğrenciler tırnak içerisinde ‘irtica’ suçunu işleme meyilli insanlardı. Gayrimeşru olarak tanımlanan bir alanda eğitim görüyorlardı. Ben ve eşim de imam hatip lisesi mezunu olduğumuz için darbe sürecinde akademisyen olduğumuz üniversiteden atıldık. O dönem Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ndeydik. Arkadaşlarımız arasında Milli Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin ile birlikte şu anda farklı üniversitelerde rektörlük yapan arkadaşlarımız vardı. Biz mağdur edilen gençler olarak hiçbir zaman devletimize karşı şiddet içeren eylemlerde bulunmadık. Mücadelemizi meşru ve demokratik çerçevede sürdürdük. Bunun sonucu olarak az önce zikrettiğim makamlara kadar gelebilme imkânına kavuştuk” dedi.
“Ciddi baskılar yapıldı”
Üstenci ve elit bir kesimin kendisini devletin sahibi olarak gördüğünü vurgulayan Yavilioğlu, “Bu kesimin imam hatipliler ile Anadolu kültürü ve değerleriyle yetişen insanlara karşı ötekileştirici, dışarıda bırakıcı ve üstenci bir tavrı söz konusuydu. Bu bakış açısı nedeniyle postmodern darbe sürecinde sadece insani yönden değil ekonomik, sosyal, hukuki ve kültürel yönlerden de ciddi kayıplarımız oldu. Ben doktora tezimi ekonomik kalkınmada sosyal, kültürel ve motivasyonel etkilerin incelenmesi üzerine yazmıştım. Tabi işin içinde kültür olunca din faktörü de giriyor ancak dünya üzerinde çok farklı dinler var. Öyle bir paranoya hali söz konusuydu ki tez savunmamda konu din başlığı üzerinden Hizbullah’a getirildi. İrtica üzerinden eleştiriler almaya başladım ve 4 saat süren savunma sonucunda tezim reddedildi. Biz bunu mahkemeye taşıdık ve temyiz süreçlerinin ardından bilirkişi gösterilen 3 profesörün incelemesiyle tezimin bilimsel katkı sağlayacağı ifade edilerek kabul edildi. Bunlar sadece benim başıma gelenler. Başı kapalı olduğu için derslere alınmayan arkadaşlarımız vardı. Örneğin Kütahya, Kırıkkale ve Van gibi şehirlerde bu kardeşlerimize ciddi baskılar yapıldı. Tez konularında dahi hangi konuların irticaya girdiği ve çalışılamayacağı, hangilerinin çalışılabileceği söyleniyordu” diye konuştu.
“Devletle güven sorunu oluştu”
Başörtüsü taktıkları için ikna odalarına alınan öğrenciler olduğunu belirten Yavilioğlu, “Hiçbir şekilde insani olmayan bir tutumla zorlanıyorlardı. Bunlar ülkenin ciddi bir kaybı. Devlet bu öğrencilere faydalı olmaları için ciddi para harcıyor. Ama darbeciler bu yetişmiş insanları koparıp attılar. Buna maruz kalan toplumsal kesimlerin ise devletle arasında bir güven sorunu ve sosyal kopuş ortaya çıktı. Uzun yıllar yan yana yaşamış insanların sağcı, solcu, laik ve anti laik diye ayrılması sonucunda yakındakiler uzaklaştırıldı. Hâlbuki devletin yapması gereken şey ilgili mevzuatları kesimleri yakınlaştıracak şekilde oluşturmaktır. Duygusal kopuşla ortaya çıkan ‘ötekiler’ kesiminin devletle ve toplumun diğer kesimleriyle yeniden irtibat kurmasını sağlayacak alan siyasal alandır. Bu nedenle siyasal alanı daraltan ya da yok eden darbelere karşı topyekûn tavır almak gerekir. Çünkü siyasal alan olmazsa çözümler siyaset dışı alanlarda aranır hale gelir. Demokratik bir tartışma ve diyalog ortamında tüm taraflar fayda elde eder. Darbeler ise herkese zarar verir” ifadelerini kullandı.
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 7’inci sezonu, Eski Bakan Yardımcısı ve Eski Milletvekili Dr. Cengiz Yavilioğlu’nun konuşmacı olduğu söyleşi ile başladı. ’28 Şubat Özel’ başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü Sakarya Sosyal ve Kültürel Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Mehmet Alper Cantimer üstlendi. Söyleşide; 28 Şubat 1997’de yaşanan postmodern darbe süreci, mağduriyetler, din ve inanç özgürlüklerine yönelik kısıtlamalar ve adaletsiz uygulamalar konuşuldu. Programın tamamı üniversitenin YouTube kanalı SUBÜ Haber’den istenildiği zaman izlenebiliyor.
“Mücadelemizi meşru çerçevede sürdürdük”
28 Şubat postmodern darbesinin ileri sürülen en önemli gerekçesinin irtica olduğunu kaydeden Eski Bakan Yardımcısı ve Eski Milletvekili Dr. Cengiz Yavilioğlu, “İmam hatip okulları irtica ile bağlantılı hale getirilmişti. Burada okuyan öğrenciler tırnak içerisinde ‘irtica’ suçunu işleme meyilli insanlardı. Gayrimeşru olarak tanımlanan bir alanda eğitim görüyorlardı. Ben ve eşim de imam hatip lisesi mezunu olduğumuz için darbe sürecinde akademisyen olduğumuz üniversiteden atıldık. O dönem Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ndeydik. Arkadaşlarımız arasında Milli Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin ile birlikte şu anda farklı üniversitelerde rektörlük yapan arkadaşlarımız vardı. Biz mağdur edilen gençler olarak hiçbir zaman devletimize karşı şiddet içeren eylemlerde bulunmadık. Mücadelemizi meşru ve demokratik çerçevede sürdürdük. Bunun sonucu olarak az önce zikrettiğim makamlara kadar gelebilme imkânına kavuştuk” dedi.
“Ciddi baskılar yapıldı”
Üstenci ve elit bir kesimin kendisini devletin sahibi olarak gördüğünü vurgulayan Yavilioğlu, “Bu kesimin imam hatipliler ile Anadolu kültürü ve değerleriyle yetişen insanlara karşı ötekileştirici, dışarıda bırakıcı ve üstenci bir tavrı söz konusuydu. Bu bakış açısı nedeniyle postmodern darbe sürecinde sadece insani yönden değil ekonomik, sosyal, hukuki ve kültürel yönlerden de ciddi kayıplarımız oldu. Ben doktora tezimi ekonomik kalkınmada sosyal, kültürel ve motivasyonel etkilerin incelenmesi üzerine yazmıştım. Tabi işin içinde kültür olunca din faktörü de giriyor ancak dünya üzerinde çok farklı dinler var. Öyle bir paranoya hali söz konusuydu ki tez savunmamda konu din başlığı üzerinden Hizbullah’a getirildi. İrtica üzerinden eleştiriler almaya başladım ve 4 saat süren savunma sonucunda tezim reddedildi. Biz bunu mahkemeye taşıdık ve temyiz süreçlerinin ardından bilirkişi gösterilen 3 profesörün incelemesiyle tezimin bilimsel katkı sağlayacağı ifade edilerek kabul edildi. Bunlar sadece benim başıma gelenler. Başı kapalı olduğu için derslere alınmayan arkadaşlarımız vardı. Örneğin Kütahya, Kırıkkale ve Van gibi şehirlerde bu kardeşlerimize ciddi baskılar yapıldı. Tez konularında dahi hangi konuların irticaya girdiği ve çalışılamayacağı, hangilerinin çalışılabileceği söyleniyordu” diye konuştu.
“Devletle güven sorunu oluştu”
Başörtüsü taktıkları için ikna odalarına alınan öğrenciler olduğunu belirten Yavilioğlu, “Hiçbir şekilde insani olmayan bir tutumla zorlanıyorlardı. Bunlar ülkenin ciddi bir kaybı. Devlet bu öğrencilere faydalı olmaları için ciddi para harcıyor. Ama darbeciler bu yetişmiş insanları koparıp attılar. Buna maruz kalan toplumsal kesimlerin ise devletle arasında bir güven sorunu ve sosyal kopuş ortaya çıktı. Uzun yıllar yan yana yaşamış insanların sağcı, solcu, laik ve anti laik diye ayrılması sonucunda yakındakiler uzaklaştırıldı. Hâlbuki devletin yapması gereken şey ilgili mevzuatları kesimleri yakınlaştıracak şekilde oluşturmaktır. Duygusal kopuşla ortaya çıkan ‘ötekiler’ kesiminin devletle ve toplumun diğer kesimleriyle yeniden irtibat kurmasını sağlayacak alan siyasal alandır. Bu nedenle siyasal alanı daraltan ya da yok eden darbelere karşı topyekûn tavır almak gerekir. Çünkü siyasal alan olmazsa çözümler siyaset dışı alanlarda aranır hale gelir. Demokratik bir tartışma ve diyalog ortamında tüm taraflar fayda elde eder. Darbeler ise herkese zarar verir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : İHA - İhlas Haber Ajansı
Anahtar Kelimeler:
eski
bakan
yardımcısı
yavilioğlu:
“zedelenen
güven
bağları
siyasal
alanda
onarılır”
Sarıyer’de Trabzonlular Güç Birliği Yaptı: SATRADER Resmen Kuruldu!
Trabzonlu
12.03.2026 11:35:03
Nihayet bizimde bir çatımız oldu, kuranlara teşekkürler, bize her yer Trabzon
Sarıyer'in yeni kaymakamı belli oldu
Sarıyerli
20.02.2026 01:37:20
Sarıyere hoşgeldiniz hayırlı olsun, Allah utandırmasın
İzmit'te Kaldırım İşgalleri İçin Sıkı Denetim Dönemi Başlıyor
izmit sevdalısı
3.01.2026 03:04:46
Fatma başkanda gecıcı esnaf kalıcı yaptığı bu zulumlerin karşılığını esnaf seçim zamanı kendisine ödetcektir.Aklıselim davranıp bu zor ekonomık sıkıntılarda esnafa zulum yapmak yerine avmler karsısında kücük esnaf desteklenmeli sopa göstermemeli.Esnaf bunu unutmayacaktır
Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!
Hüseyin
12.11.2025 21:38:12
Türk milletinin başı sağolsun, şehitlerimize rahmet diliyorum
Kategori İçeriği
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
25
19
2
4
41
61
2.FENERBAHÇE A.Ş.
25
16
0
9
32
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
25
16
3
6
22
54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
25
12
7
6
17
42
6.GÖZTEPE A.Ş.
25
11
5
9
10
42
7.KOCAELİSPOR
25
9
10
6
-3
33
8.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
25
7
9
9
-3
30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
25
7
9
9
-10
30
11.CORENDON ALANYASPOR
25
5
8
12
-4
27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
13.TÜMOSAN KONYASPOR
25
5
11
9
-10
24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
25
6
13
6
-15
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
25
3
17
5
-24
14

















