Meridyen Eğitim Kurumları
  • BIST 100

    16709,28%-0,07
  • DOLAR

    43,62% 0,09
  • EURO

    51,90% -0,12
  • GRAM ALTIN

    7031,08% -1,21
  • Ç. ALTIN

    11686,79% 0,16
Meridyen Eğitim Kurumları
YEREL YÖNETİMLER

İzmit Belediyesi Yöneticileri Mahalle Ziyaretlerinde Muhtarlarla Bir Araya Geldi

YEREL YÖNETİMLER

Eskişehir'de Sağlıklı Yaş Alma Atölyeleri Yoğun İlgi Görüyor

YEREL YÖNETİMLER

Çorlu Belediyesi Sporcuları, U-17 Güreş Şampiyonası'nda Başarı Elde Etti

YEREL YÖNETİMLER

İzmit Belediyesi Oyuncak Kütüphanesi'nde Tematik Etkinlikler Başladı

Tarih: 23.12.2022 13:38 Güncelleme: 23.12.2022 15:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yunanistan’ın göçmenlere karşı sergilediği tavır artık vahşet boyutuna varmıştır. Mülteci botlarının denizin ortasında batırılmasından göçmenlerin işkence edilerek ve soyularak geri itilmesine varan zulümlere her gün yenisi ekleniyor. Suriyeli, Iraklı, Afrikalı göçmenlere kapı duvar olan kurumlar, sıra PKK’lı ve FETÖ’cü teröristlere gelince olabildiğince hoşgörülü davranıyor” dedi. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen İslam Dünyası Anayasa Yargını Konferansı Açılış Kongresi’ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim devlet geleneğimiz esasını ’insanı yaşattı ki devlet yaşasın’ düsturu oluşturur. Devletin görevi hepsi eşit haklara sahip insanlara güvenlikten temel ihtiyaçların karşılanmasına her alanda birinci sınıf hizmet vermektir. Kamu eliyle vatandaşa sunulan hizmetin kalitesine kıstas ise devletin yöneten kadrolarının bilgisi, becerisi, vizyonu, dirayetidir. Devlet dediğimiz mekanizmanın varoluş gayesini yerine getirebilmesi, vizyoner yöneticiler vasıtasıyla tüm organlarının sağlıklı işleyişine bağlıdır. Hiç şüphesiz devlet de kendi içinde bir güçler dengesine sahiptir. Bu denge ne kadar sağlıklı kurulur ve işletilirse devlet mekanizması ve onu oluşturan kurumlar da etkili çalışır. Demokratik sistemin omurgasını oluşturan erkler arasında çekişme, çatışma veya yıkıcı rekabet yaşanması halinde ise bunun zararını toplum görmektedir” dedi. 

“Adalet sadece mülkün temeli değildir, devlet mimarisini bir arada tutan kilit taşıdır” 
Yasama, yürütme ve yargı arasındaki denge kadar bunların her birinin kendi içindeki uyumunun da önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yasama organının içindeki uyumsuzluk hem yürütmeyi hem yargıyı etkiler. Yürütmenin krize girmesi topyekün sistemi tıkar. Yargının içindeki aksaklıklar da sistemin tamamında sorunlara yol açar. Türkiye yakın tarihinde bu tür krizlerin acısını bizzat çekmiş, ekonomiden demokrasiye farklı alanlarda bedelini ödemiştir. Kimi zaman vesayet kimi zaman darbe olarak karşımıza çıkan sıkıntıları aşarken kaybettiğimiz vakit ve enerji bizi demokratik ve ekonomik hedeflerimizin uzağında bırakmıştır. Bu tablo içinde yargının ayrı bir önemi vardır. Üstelik Türkiye bu konuda asla hatırlamak istemediğimiz gerçekten çok kötü örnekler de yaşamıştır. Adalet sadece mülkün temeli değildir. Aynı zamanda devlet mimarisini bir arada tutan kilit taşıdır. Devlet ancak ve ancak adalet üzerinde yükselir, gelişir, büyür. Adalet dağıtamayan, vatandaşına adalet ile hükmedemeyen bir devlet, tıpkı temeli çürümüş, yıkılmaya mahkum bir bina gigi yıkılır gider. Hukukun üstünlüğü ilkesi hususunda oluşacak en küçük ihmal ya da ihlal yargı ile beraber yasama ve yürütmeye olan güveni de zedeleyecek, bu da devletin işleyişinde telafisi zor zararlara yol açacaktır” diye konuştu. 

“Yargının bağımsızlığıyla birlikte tarafsızlığını da anayasal güvenceye aldık” 
Türkiye olarak geçmişte yaşanılan tecrübeler ışığında son 20 yılda bilhassa adalet hizmetlerinin kalitesini artıracak pek çok adım attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sivil yargı-askeri yargı ayrımını ortadan kaldırarak yargıda birliği temin ve tesis ettik. Ulusal yargı projesi UYAP’ı hayata geçirerek teknolojik ve bilimsen gelişmeleri yargının hizmetine sunduk. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı gibi pek çok reformu hayata geçirdik. Yargının bağımsızlığıyla birlikte tarafsızlığını da anayasal güvenceye aldık. Adalet hizmetleri ve insan hakları başlıkları altında yapılanlar ne kadar büyük olursa olsun hiçbir zaman yeterli değildir. Hayatın sürekli değiştiği, değişimin beraberinde yeni sorunlar ürettiği bir iklimde hukuk sisteminin bunun dışında kalması düşünülemez. Devletin bu hususlarda kendini sürekli yenilemesi, şayet varsa eksiklerini gidermesi, var oluş gayesini ifa bakımından son derece mühimdir. Ülkeyi yönetme sorumluluğu taşıyan siyasetçiler olarak biz de meseleye böyle bakıyor, mevduatımızı sürekli geliştiriyoruz. Özgürlük, güvenlik, bu dengeler üzerinde hak ve özgürlükleri ilgilendiren her meselede tavrımızı insan öncelikli olarak belirliyoruz. Bu süreçte önümüzü açan, bizlere ufuk kazandıran, hizmet standardını yükselten her eleştiriye, her fikre de kulak veriyoruz. Milletimizin hayrına olduğuna kanaat getirdiğimiz hiçbir konuda komplekse kapılmadık, kapılmayız. Artık 20 yılı geride bırakan iktidar yıllarımızın en önemli alameti farikası hak ve özgürlük odaklı reform iradesini asla kaybetmemiş olmasıdır. Bunca yıldır bize rehberlik eden reformcu ruhu hep diri tutmakta, sürekli güçlendirmekte kararlıyız" ifadelerini kullandı. 

"Kendi sömürgeci geçmişleriyle yüzleşme erdemini gösteremeyenler, ağızlarını her açtıklarında bize insan haklarından, hukukun üstünlüğünden bahsediyorlar" 
İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerin de hukuk, adalet, demokrasi ve özgürlükler alanında samimi bir gayretin içerisinde olduğunu bildiğini kaydeden Erdoğan, "Ziyaret ettiğimiz pek çok ülkede hayata geçirilen reformlara bizzat şahitlik ediyoruz. Hatta birçok başlıkta İslam dünyasındaki dost ve kardeş ülkelerin Batılı devletlerden çok daha iyi konumda olduğunu görüyoruz. İslam alemine ve Müslümanlara yönelik oryantalist yaklaşımlar bu hasbi gayretleri, atılan kritik adımları çoğu zaman perdelemektedir. İslam dünyası bilhassa hukuk ve adalet konusunda çoğu haksız, temelsiz ve insaf sınırlarını aşan eleştirilere maruz kalıyoruz. Sömürgeci döneme ait bir hastalık olan oryantalizm sadece akademide değil, uluslararası siyaset ve hukuk camiasında da mevcudiyetini koruyor. Kendi sömürgeci geçmişleriyle yüzleşme erdemini gösteremeyenler, ağızlarını her açtıklarında bize insan haklarından, hukukun üstünlüğünden bahsediyorlar. Dünyanın birçok ülkesinde eli kanlı terör örgütlerini desteklemekte hiçbir beis görmeyenler, bizlere insan hayatının kutsallığına dair nutuk çekiyor. Söz konusu kendi güvenlikleri olunca taş üstünde taş, gerektiğinde baş üstünde baş bırakmayanlar bizim hukuk ve adalet sistemimize laf söylüyor. Oysa hukuk ve insan hakları meselesinin devletler arası rekabetin aracı haline getirilmesi, yanlış olduğu kadar tehlikeli de bir yaklaşımdır. Doğrudan insanı, insan onurunu, milletlerin geleceğini etkileyen konularda çifte standart uygulamak, insan hakları mücadelesine zarar vermektedir. Uluslararası kuruluşların ve kimi Batılı devletlerin söylemleri ile eylemleri arasındaki uçurumun ceremesini ise mazlumlar, temel hak ve özgürlükleri hunharca gasp edilenler çekmektedir. Neredeyse 12. yılını tamamlamak üzere olan Suriye krizi bunun en acı örneği olarak karşımızda duruyor. Şimdiye kadar 1 milyonu aşkın Suriyelinin hayatına mal olan bu kriz karşısında maalesef insanlık iyi bir imtihan veremedi. Suriyeli mazlumların arşa yükselen feryatları, Türkiye’nin arasında bulunduğu bir avuç ülke ve kuruluş dışında kimsenin umurunda olmadı. Ne masum bedeni sahile vuran Aylan bebeğin dramı ne de bombalar altında can veren çocukların acısı vicdanları harekete geçirmeye yetmedi" diye konuştu. 

"Batı komşumuz Yunanistan’ın göçmenlere karşı sergilediği tavır artık vahşet boyutuna varmıştır" 
Batılı ülke ve kurumların Suriye’deki insanlık trajedisine ancak mülteciler kapılarına dayandığı zaman tepki gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: 
"Bu tepki de sorunun kaynağı olan krize çözüm bulmak yerine göçmenleri dikenli tel örgülerin ardına kapatmak şeklinde tezahür etmiştir. Sınırlarının dışındaki mazlumları görmezden gelenlerin konu kendi güvenlik ve refahları olunca faşizmin en ilkel reflekslerini sergilemelerini ibretle takip ediyoruz. Müslümanlara yönelik arizi bakış açısının ürünü kin ve nefret dalgalarının olumsuz etkisi hemen yanı başımızda devam ediyor. Batı komşumuz Yunanistan’ın göçmenlere karşı sergilediği tavır artık vahşet boyutuna varmıştır. Mülteci botlarının denizin ortasında batırılmasından göçmenlerin işkence edilerek ve soyularak geri itilmesine varan zulümlere her gün bir yenisi ekleniyor. Üstelik Yunanistan’ın bu şımarıklığına ve zalimliğine Batı ülkeleri kayda değer bir tepki de göstermiyor. Sınır hattında ve Nazi kamplarını andıran mülteci barınaklarından yansıyan utanç verici görüntüler karşısında sürdürülen aymazlık hepimizi derinden üzüyor. Benzer bir tavra terörizmle mücadele konusunda da şahit oluyoruz. Suriyeli, Iraklı, Afrikalı göçmenlere kapı duvar olan kurumlar, sıra PKK’lı ve FETÖ’cü teröristlere gelince olabildiğince hoşgörülü davranıyor. 15 Temmuz gecesi 250 vatandaşımızı şehit eden darbeciler, bugün birçok Avrupa ülkesinde ellerini kollarını sallayarak özgürce gezebiliyor. Bölücü terör örgütü her yıl bu ülkelerde topladığı milyonlarca euroyla Suriye, Irak ve Türkiye’ye yönelik saldırılarını finanse ediyor. Hatta kendi bütçesine doğrudan terör örgütüne yardım faslı koyan ülkeler olduğunu da biliyoruz. Tanımı, sınırı, çerçevesi belli olmayan bir siyasi sığınmacı kavramının arkasına saklanılarak teröristler korunmakta, kollanmakta, darbe suçuna karışmış kişiler adaletten kaçırılmaktadır. Adları suç dosyaları, cürümleri ayyuka çıkan birçok darbeci firari ile ilgili ilettiğimiz tüm taleplere rağmen Batılı ülkeler hiçbir hukuki adım atmadılar. Verdiğimiz klasörler, bütün bu klasör dolusu belgeler ortada ama barındıkları ülkede FETÖ elebaşı malikanesinin kapısını çalan olmadı. Türkiye’nin 250 evladını şehit verdiği darbe sonrası hukuki adımları eleştirenlerin bugün darbe söylentileri karşısında aldığı sert tedbirleri hepimiz görüyoruz. Daha düne kadar darbe ile mücadelede bize hukukun sınırlarını zorlayanlar, mesele kendi demokrasileri olunca neredeyse hukuku rafa kaldırma aşamasına geldiler. Ülkemizi hedef alan terör ve darbe suçlarına karşı sergilenen bu tavrın arka planındaki zihin yapısının farkındayız. Biz kimin ne söylediğine bakmadan mücadelemizi hukuk içinde ve meşrutiyet temelinde kararlılıkla yürütüyoruz. Türkiye’yi güvenlikle birlikte özgürlükte ve adalette de dünyada ilk sıralara çıkarana kadar çabalarımıza devam edeceğiz. Ancak insan onuru yerine sadece kendi refah ve menfaat düzenlerini gözetenlerin bu çarpık sistemlerini ilanihaye sürdürme şansı yoktur. Er ya da geç bu adaletsiz sistem çatırdayacak, inşallah yerini tüm insanlığın saadetine hizmet eden kuşatıcı bir nizama bırakacaktır. Bizlere düşen görev insan ve kardeşlerimiz için halkımızın huzuru ve esenliği için tek yürek, tek bilek olarak omuz omuza çalışmayı sürdürmektir. İslam dünyası olarak yarınlarımızın çok daha aydınlık olacağına inanıyorum." 


 

Yeni yılınız kutlu olsun
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?

İzmit'te Kaldırım İşgalleri İçin Sıkı Denetim Dönemi Başlıyor

izmit sevdalısı
3.01.2026 03:04:46
Fatma başkanda gecıcı esnaf kalıcı yaptığı bu zulumlerin karşılığını esnaf seçim zamanı kendisine ödetcektir.Aklıselim davranıp bu zor ekonomık sıkıntılarda esnafa zulum yapmak yerine avmler karsısında kücük esnaf desteklenmeli sopa göstermemeli.Esnaf bunu unutmayacaktır

Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!

Hüseyin
12.11.2025 21:38:12
Türk milletinin başı sağolsun, şehitlerimize rahmet diliyorum

Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin Terasında Safran Hasadı

Alperen
1.11.2025 01:18:02
Kahpe düzenin yiğit çocukları, var olsun Ülkü Ocakları

Meridyen öğrencilerinden muhtarlar günü ziyareti

Yigido
25.10.2025 05:17:59
Muhtarımız çok çalışkan gayretli biri

Ambalaj ürünleri pazarlama

Kategori İçeriği

Ahsen Güzellik Merkezi
Google Haberler Servisimize Abone Olun
Haberi Sesli Oku
sanalbasin.com üyesidir
İos ve Android uygulamamız ile Simashaber cebinizde, indirmek için tıklayın




Google Haberler Servisimize Abone Olun
LÖSEV BAĞIŞLARINIZ İÇİN
Ebru Kılıç Beauty
Ahsen Güzellik Merkezi

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 21 16 1 4 36 52
2.FENERBAHÇE A.Ş. 21 14 0 7 30 49
3.TRABZONSPOR A.Ş. 21 13 2 6 18 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 21 11 3 7 15 40
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 21 10 4 7 10 37
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 21 9 6 6 14 33
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 21 7 5 9 0 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 21 7 7 7 -6 28
9.KOCAELİSPOR 21 7 8 6 -4 27
10.CORENDON ALANYASPOR 21 4 6 11 -2 23
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 21 6 11 4 -5 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 21 4 9 8 -9 20
13.TÜMOSAN KONYASPOR 21 4 9 8 -9 20
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 21 5 11 5 -15 20
15.İKAS EYÜPSPOR 21 4 11 6 -13 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 21 3 11 7 -13 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 21 2 10 9 -26 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 21 3 15 3 -21 12
Toptan Su Tesisat Malzemeleri
Simashaber WhatsApp görüntü hatti