İFTARA KALAN
--:--:--
- İMSAK 05:43
- GÜNEŞ 07:08
- ÖĞLE 13:18
- İKİNDİ 16:38
- AKŞAM 19:18
- YATSI 20:37
-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,19% -0,05
-
EURO
50,59% 0,25
-
GRAM ALTIN
7140,96% 0,09
-
Ç. ALTIN
11571,81% 0,00
GÜNDEM
GÜNDEM Haberleri
Tarih: 11.11.2024 15:53
Güncelleme: 11.11.2024 15:53
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde gerçekleştirilen bir seminerde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi yetkilileri, Marmara Denizi’nin korunmasına yönelik Mar Pina ve Mar Çay projeleri hakkında sunum ve bilgilendirme yaptı.
Toplantıda, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’ndeki deniz çayırları ve pinaların ekosistem için önemini vurgularken, denizin "akciğerleri" olarak bilinen deniz çayırlarının oksijen üretimindeki kritik rolüne dikkat çekti. Sarı, deniz çayırlarının karbon yutma kapasitesi ve su altındaki yaşam için sağladığı oksijenle birlikte Marmara Denizi’ndeki oksijen seviyesini artırmada büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nde 2021 yılında görülen müsilaj felaketinin etkilerinin sürdüğünü belirterek bu konuda acil önlemler alınması gerektiğini söyledi. Marmara Denizi’nin kıyı şeridinde yaptıkları araştırmalarda elde ettikleri verilerin yalnızca Türkiye için değil, dünya açısından da büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Sarı, Marmara’da bu değerli ekosistemi korumak için sürdürülebilir projelerin ve bilinçli müdahalelerin şart olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Sarı, "Biz Marpina ve Marçay projeleri kapsamında toplamda 600’den fazla dalış yaptık, değerli katılımcılar. Yani Marmara Denizi’nin İmralı Adası hariç bin 300 kilometrelik kıyı şeridini tamamen taramış olduk. Bu alandaki deniz çayırı alanlarını tespit etmeye çalıştık ve çayırları türlerine göre ayırdık. Her bir istasyonda deniz çayırları çalışmasının ardından, pinalar için ek bir çalışma yürüttük. Pinaların canlı mı yoksa ölü mü olduğunu tespit etmeye çalıştık. Pinaların canlılık durumlarını neden bu kadar dikkatle takip ediyoruz? Çünkü pinalar 2016-2019 yılları arasında Akdeniz’in tümünde, ne yazık ki Marmara Denizi hariç, yok oldu. Pina (Pinna nobilis) fotoğraflarını göreceksiniz çevrede. Pina, iki kabuklu bir canlı olup 50 yıl yaşayabiliyor ve boyu 120 santime kadar çıkabiliyor. Ancak 2016 yılında İspanya sahillerinde başlayan toplu ölümler, 2019 yılına gelindiğinde Çanakkale Boğazı’na kadar ulaştı. Güncel verilere göre, Çanakkale Boğazı ile Cebelitarık Boğazı arasındaki tüm pinalar neredeyse yok oldu; fakat Marmara’dakiler yaşamaya devam ediyor. Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz bu Marpina projesi kapsamında, pinaların canlılık oranlarını belirlemeye çalıştık. Sevinçle belirtmek isterim ki 1300 kilometrelik kıyı şeridinde yaptığımız çalışmalarda 4000’den fazla pina tespit ettik. Bu pinaların yaklaşık %90’ı canlı, yüzde 10’u ise ölüydü. Bu veriler sadece ülkemiz için değil, dünya açısından da heyecan verici sonuçlar" ifadelerini kullandı.
"Marmara Denizi’ni korumak için daha fazla adım atmalıyız"
Prof Dr. Sarı, konuşmasına şöyle devam etti:
"Öte yandan deniz çayırlarına baktığımızda, Marmara Denizi’nde 4 türün yaşadığını görüyoruz. Bu 4 türden biri, Akdeniz’e özgü Posidonia oceanica. Posidonia oceanica, denizin "akciğeri" olarak bilinen bir deniz çayırı türü olup dünyada üzerinde en çok çalışılan türlerden biridir. Daha önce Marmara Denizi’nde bu türün yalnızca 3 bölgede bulunduğu biliniyordu; şimdi ise 10’dan fazla alanda varlığını tespit ettik. Bu durum bizleri oldukça mutlu etti. Diğer türlerle birlikte, Marmara Denizi’nde Posidonia oceanica’nın dağılım alanlarını belirlemiş olduk. Marmara Denizi’nin özel yapısına baktığımızda ise, %80 oranında Cymodocea nodosa türünün baskın olduğunu görüyoruz.
Deniz çayırları, oksijen üretimi açısından hayati önem taşır. Dünya yüzeyinin 4’te 3’ü sularla kaplı, kalan kısmı karadır. Karalar tamamen ormanlarla kaplı olsa bile, ürettikleri oksijen yetmezdi. Aldığımız her iki nefesten biri denizden gelir ve bu oksijenin büyük kısmı deniz çayırları tarafından üretilir. Marmara Denizi’ne odaklanmamızın sebebi de 2021 yılında yaşadığımız müsilaj felaketidir. Müsilaj, yüzeyde görünmekle birlikte uzun süredir deniz tabanında varlığını sürdürmekte ve çözünmüş oksijeni tüketmektedir. Geçen yıl Marvan projesi kapsamında, İstanbul Adaları çevresindeki bir örneklemede 1 ton balık yakaladık ve bunun %95’i köpek balığı ve vatozdu. Müsilaj yüzünden derinlerdeki oksijen tükenince hayvanlar mecburen sığ sulara geldi.
Deniz çayırları Marmara’da ekstra önem taşıyor çünkü oksijen sorunu yaşayan bir deniz. Deniz çayırları, tropik ormanlardan daha fazla karbon yutar ve oksijen üretir. 1 metrekarelik bir deniz çayırı alanı, günde 10 litreden fazla oksijen üretir. Marpina ve Marçay projeleri kapsamında elde ettiğimiz sonuçlar, Marmara Denizi ekosisteminin iyileştirilmesi açısından çok değerli. Ancak Marmara Denizi’ni korumak için daha fazla adım atmalıyız. 2021 yılındaki müsilaj felaketi ne yazık ki tekrar gündeme geldi ve 23 Ekim’de Erdek Körfezi’nde yeniden müsilaj oluştu. Marmara Denizi’ne çok dikkatle yaklaşmamız, atık yükünü azaltmamız gerekiyor. Deniz pinaları burada önemli bir rol oynuyor çünkü bir pina, saatte 6 litre, günde ise yaklaşık 150 litre deniz suyunu filtre ediyor. Filtrelenen bu su, bizim kirlettiğimiz deniz suyudur. Marmara Denizi genelinde yaptığımız çalışmalarda, ortalama olarak 100 metrekarelik kıyı bölgesinde 12 adet pina tespit ettik. Çanakkale-Kemer gibi bazı bölgelerde ise bu sayı 100 metrekarede 122’yi bulabiliyor. Bu proje kapsamında, Pinna nobilis’in daha çok Güney Marmara’da; Atrina fragilis’in ise daha çok Kuzey Marmara’da yaşadığını belirledik. Bu türlerin yanı sıra birçok insan etkisine bağlı tehdit gözlemledik; bu tehditleri bugünkü ve yarınki oturumlarımızda konuşacağız. Marçayır projesi bu toplantıyla sona erse de Marmara Denizi’ndeki deniz çayırları üzerine yapılacak çalışmaların başındayız ve bu konuda devam etmemiz gerekiyor. Pina projemiz ise gelecek yıl da sürecek, toplu ölümlere yol açan patojenleri izlemeye devam edeceğiz. Projenin yürütülmesinde emeği geçen herkese, özellikle de destek veren yöneticilerimize teşekkür ederiz."
Toplantıda, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’ndeki deniz çayırları ve pinaların ekosistem için önemini vurgularken, denizin "akciğerleri" olarak bilinen deniz çayırlarının oksijen üretimindeki kritik rolüne dikkat çekti. Sarı, deniz çayırlarının karbon yutma kapasitesi ve su altındaki yaşam için sağladığı oksijenle birlikte Marmara Denizi’ndeki oksijen seviyesini artırmada büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nde 2021 yılında görülen müsilaj felaketinin etkilerinin sürdüğünü belirterek bu konuda acil önlemler alınması gerektiğini söyledi. Marmara Denizi’nin kıyı şeridinde yaptıkları araştırmalarda elde ettikleri verilerin yalnızca Türkiye için değil, dünya açısından da büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Sarı, Marmara’da bu değerli ekosistemi korumak için sürdürülebilir projelerin ve bilinçli müdahalelerin şart olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Sarı, "Biz Marpina ve Marçay projeleri kapsamında toplamda 600’den fazla dalış yaptık, değerli katılımcılar. Yani Marmara Denizi’nin İmralı Adası hariç bin 300 kilometrelik kıyı şeridini tamamen taramış olduk. Bu alandaki deniz çayırı alanlarını tespit etmeye çalıştık ve çayırları türlerine göre ayırdık. Her bir istasyonda deniz çayırları çalışmasının ardından, pinalar için ek bir çalışma yürüttük. Pinaların canlı mı yoksa ölü mü olduğunu tespit etmeye çalıştık. Pinaların canlılık durumlarını neden bu kadar dikkatle takip ediyoruz? Çünkü pinalar 2016-2019 yılları arasında Akdeniz’in tümünde, ne yazık ki Marmara Denizi hariç, yok oldu. Pina (Pinna nobilis) fotoğraflarını göreceksiniz çevrede. Pina, iki kabuklu bir canlı olup 50 yıl yaşayabiliyor ve boyu 120 santime kadar çıkabiliyor. Ancak 2016 yılında İspanya sahillerinde başlayan toplu ölümler, 2019 yılına gelindiğinde Çanakkale Boğazı’na kadar ulaştı. Güncel verilere göre, Çanakkale Boğazı ile Cebelitarık Boğazı arasındaki tüm pinalar neredeyse yok oldu; fakat Marmara’dakiler yaşamaya devam ediyor. Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz bu Marpina projesi kapsamında, pinaların canlılık oranlarını belirlemeye çalıştık. Sevinçle belirtmek isterim ki 1300 kilometrelik kıyı şeridinde yaptığımız çalışmalarda 4000’den fazla pina tespit ettik. Bu pinaların yaklaşık %90’ı canlı, yüzde 10’u ise ölüydü. Bu veriler sadece ülkemiz için değil, dünya açısından da heyecan verici sonuçlar" ifadelerini kullandı.
"Marmara Denizi’ni korumak için daha fazla adım atmalıyız"
Prof Dr. Sarı, konuşmasına şöyle devam etti:
"Öte yandan deniz çayırlarına baktığımızda, Marmara Denizi’nde 4 türün yaşadığını görüyoruz. Bu 4 türden biri, Akdeniz’e özgü Posidonia oceanica. Posidonia oceanica, denizin "akciğeri" olarak bilinen bir deniz çayırı türü olup dünyada üzerinde en çok çalışılan türlerden biridir. Daha önce Marmara Denizi’nde bu türün yalnızca 3 bölgede bulunduğu biliniyordu; şimdi ise 10’dan fazla alanda varlığını tespit ettik. Bu durum bizleri oldukça mutlu etti. Diğer türlerle birlikte, Marmara Denizi’nde Posidonia oceanica’nın dağılım alanlarını belirlemiş olduk. Marmara Denizi’nin özel yapısına baktığımızda ise, %80 oranında Cymodocea nodosa türünün baskın olduğunu görüyoruz.
Deniz çayırları, oksijen üretimi açısından hayati önem taşır. Dünya yüzeyinin 4’te 3’ü sularla kaplı, kalan kısmı karadır. Karalar tamamen ormanlarla kaplı olsa bile, ürettikleri oksijen yetmezdi. Aldığımız her iki nefesten biri denizden gelir ve bu oksijenin büyük kısmı deniz çayırları tarafından üretilir. Marmara Denizi’ne odaklanmamızın sebebi de 2021 yılında yaşadığımız müsilaj felaketidir. Müsilaj, yüzeyde görünmekle birlikte uzun süredir deniz tabanında varlığını sürdürmekte ve çözünmüş oksijeni tüketmektedir. Geçen yıl Marvan projesi kapsamında, İstanbul Adaları çevresindeki bir örneklemede 1 ton balık yakaladık ve bunun %95’i köpek balığı ve vatozdu. Müsilaj yüzünden derinlerdeki oksijen tükenince hayvanlar mecburen sığ sulara geldi.
Deniz çayırları Marmara’da ekstra önem taşıyor çünkü oksijen sorunu yaşayan bir deniz. Deniz çayırları, tropik ormanlardan daha fazla karbon yutar ve oksijen üretir. 1 metrekarelik bir deniz çayırı alanı, günde 10 litreden fazla oksijen üretir. Marpina ve Marçay projeleri kapsamında elde ettiğimiz sonuçlar, Marmara Denizi ekosisteminin iyileştirilmesi açısından çok değerli. Ancak Marmara Denizi’ni korumak için daha fazla adım atmalıyız. 2021 yılındaki müsilaj felaketi ne yazık ki tekrar gündeme geldi ve 23 Ekim’de Erdek Körfezi’nde yeniden müsilaj oluştu. Marmara Denizi’ne çok dikkatle yaklaşmamız, atık yükünü azaltmamız gerekiyor. Deniz pinaları burada önemli bir rol oynuyor çünkü bir pina, saatte 6 litre, günde ise yaklaşık 150 litre deniz suyunu filtre ediyor. Filtrelenen bu su, bizim kirlettiğimiz deniz suyudur. Marmara Denizi genelinde yaptığımız çalışmalarda, ortalama olarak 100 metrekarelik kıyı bölgesinde 12 adet pina tespit ettik. Çanakkale-Kemer gibi bazı bölgelerde ise bu sayı 100 metrekarede 122’yi bulabiliyor. Bu proje kapsamında, Pinna nobilis’in daha çok Güney Marmara’da; Atrina fragilis’in ise daha çok Kuzey Marmara’da yaşadığını belirledik. Bu türlerin yanı sıra birçok insan etkisine bağlı tehdit gözlemledik; bu tehditleri bugünkü ve yarınki oturumlarımızda konuşacağız. Marçayır projesi bu toplantıyla sona erse de Marmara Denizi’ndeki deniz çayırları üzerine yapılacak çalışmaların başındayız ve bu konuda devam etmemiz gerekiyor. Pina projemiz ise gelecek yıl da sürecek, toplu ölümlere yol açan patojenleri izlemeye devam edeceğiz. Projenin yürütülmesinde emeği geçen herkese, özellikle de destek veren yöneticilerimize teşekkür ederiz."
Haber Kaynak : İHA - İhlas Haber Ajansı
Anahtar Kelimeler:
bandırma’da
marmara
denizi’nin
korunması
için
’mar
pina
ve
mar
çay’
projeleri
kapsamında
önemli
toplantı
Sarıyer’de Trabzonlular Güç Birliği Yaptı: SATRADER Resmen Kuruldu!
Trabzonlu
12.03.2026 11:35:03
Nihayet bizimde bir çatımız oldu, kuranlara teşekkürler, bize her yer Trabzon
Sarıyer'in yeni kaymakamı belli oldu
Sarıyerli
20.02.2026 01:37:20
Sarıyere hoşgeldiniz hayırlı olsun, Allah utandırmasın
İzmit'te Kaldırım İşgalleri İçin Sıkı Denetim Dönemi Başlıyor
izmit sevdalısı
3.01.2026 03:04:46
Fatma başkanda gecıcı esnaf kalıcı yaptığı bu zulumlerin karşılığını esnaf seçim zamanı kendisine ödetcektir.Aklıselim davranıp bu zor ekonomık sıkıntılarda esnafa zulum yapmak yerine avmler karsısında kücük esnaf desteklenmeli sopa göstermemeli.Esnaf bunu unutmayacaktır
Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!
Hüseyin
12.11.2025 21:38:12
Türk milletinin başı sağolsun, şehitlerimize rahmet diliyorum
Kategori İçeriği
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
26
20
2
4
44
64
2.FENERBAHÇE A.Ş.
26
16
1
9
30
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
26
17
3
6
23
57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
26
14
5
7
17
49
5.GÖZTEPE A.Ş.
26
11
5
10
10
43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
26
12
8
6
14
42
7.SAMSUNSPOR A.Ş.
26
8
7
11
-2
35
8.KOCAELİSPOR
26
9
11
6
-4
33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
26
8
9
9
-7
33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
26
7
10
9
-4
30
11.CORENDON ALANYASPOR
26
5
8
13
-4
28
12.TÜMOSAN KONYASPOR
26
6
11
9
-9
27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
26
6
13
7
-8
25
14.KASIMPAŞA A.Ş.
26
5
12
9
-14
24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR
26
6
14
6
-18
24
16.İKAS EYÜPSPOR
26
5
14
7
-18
22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
26
3
12
11
-28
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
26
4
17
5
-22
17

















