Dr. Ahmet Bekaroğlu

Tarih: 25.01.2026 17:38

ÖYLEYSE KAPATIN DÜKKÂNI..

Facebook Twitter Linked-in

Teknik direktörü de Trabzonluydu. Ahmet Suat Özyazıcı. Yardımcısı da Özkan Sümer.
      Sonraları Giresun Kastamonu gibi illerden de futbolcu aldı. Daha sonraki yıllar Türkiye geneline yaylayarak Adana, İzmir vesaire diğer illerden de futbolcu transfer etti. Ama yerli ağırlıklı futbolcuları oynattığı için ülke sathında bu takıma bir teveccüh gösterildi. Adeta 'Yeerli malı yurdun malı, her Türk bunu kullanmalı' tekerlemesinin uygulayıcısıydı. Öyle ki, o dönemde Radyo 1'den yayınlanan maçlarda Trabzonspor'un maçına bağlanıldığında spiker 'artık ezberlediğiniz gibi' diyerek Trabzonspor'un kadrosunu "Kalede Şenol,; geri dörtlüde Turgay, Necati, Kadir, Cemil; orta sahada Ali Yavuz, Tuncay, Hüseyin; ileri üçlüde de Ali Kemal, Necmi ve Ahmet" diye sayardı. Spikerin dediği gibi bu on birini herkes ezbere sayardı. Devam eden yıllarda yabancı furyası başladı. Öncelikle de isimleri hep iviç'le biten Yugoslav furyası başladı. Galatasaray ve Fenerbahçe biraz da Beşiktaş paraları fazla olduğu için daha kaliteli yabancı futbolcular aldı. Trabzonspor da bu furya'ya uydu. Ama 3. ve 4. sınıf futbolcular getirebildi. Çünkü bütçesi buna yeterliydi. Bu yabancı kadrolarla asla kafaya oynayamadı. Hatta düşme tehlikesi bile geçirdi. Ne zaman yerli ağırlıklı kadrolarla mücadele etti. Bu süreçte 96, 2005, 2011 ve 2021 yıllarında hakkının yenmesi, şike süreci vs. gibi konularla şampiyonlukları kaybetti. En son 36 sene sonra şampiyon olduğunda da yine altyapıdan yetişen futbolcuların ağırlığı vardı. Dün ne gördüm biliyor musunuz? Aslında herkes gördü. Trabzonspor 11 tane yabancı ile oynadı ve seremonide İstiklal Marşı'nı söyleyemedi. İstiklal Marşı'nı söyleyecek bir tane yerli futbolcusu yoktu. Bir dönem 'yerli futbolcu oynatılıyor' diye hayranlık duyulan Trabzonspor nereye gelmiş. 
      Basın toplantısında da teknik direktörleri Fatih Tekke'de, yine Trabzonspor'u aşağılarcasına şöyle dedi, 'altyapıdakiler yetersiz, oradan gelen futbolcular yetersiz, bu çok net'. Bu konuşmasından sonra aklıma şu fıkra geldi. Temel vaaz ediyormuş. Bir yere yardım toplayacakmış. Cemaate demiş ki, "Muhterem cemaat, bak yardım istedik, ama önceki haftalara nazaran geçen hafta yaptığınız yardım meblağ düşüktü, yaptığınız yardımda giderek bir düşüş yaşanıyor, olmaz böyle'. Cemaatten birisi de kalkmış ve demiş ki, 'hocam bu dükkan zarar ediyorsa o zaman kapatalım bu dükkanı'. Arşivlere girin ve bakın. Trabzonspor'un 75 ile 85 yılkarı arasında üç büyük takıma ezici üstünlük kurduğu ve 6 defa şampiyon olduğu süreçte efsane teknik direktör Ahmet Suat Özyazıcı'nın ezerek aldığı derbilerden sonra verdiği beyanatların ilk cümlesi şudur, 'Evet bugün kazandık ama bu bizi aldatmasın, altyapıya önem vermeliyiz, Türk futbolunun geleceği altyapıdadır ama biz altyapıya yeterli önem vermiyoruz'. 
      Peki bu altyapıdan gelen futbolcular geçen sene şampiyonlar ligi finali oynadı ve Barcelona'ya kaybetti. Altyapıdan futbolcu yetişmiyor ve gelenlerin hepsi de yetersizse o zaman temel örneğinde olduğu gibi ben de diyorum ki, öyle de İstiklal Marşını söyleyemiyorsunuz, böyle de söyleyemiyorsunuz. 
      O halde zarar eden bu dükkanı yani altyapıyı kapatın..


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
... ...