Zaman değişiyor, aktörler değişiyor; ancak sahnelenen senaryonun temel motifi hiç değişmiyor: Milli iradeyi ipotek altına almak ve bağımsızlık iddiasındaki liderleri tasfiye etmek.
2016 yılının 15 Temmuz gecesi Türkiye, sadece bir darbe girişimiyle değil, aynı zamanda Türk-İslam dünyasının yükselen sesini susturmaya yönelik küresel bir operasyonla sarsıldı. O gece hedef Recep Tayyip Erdoğan’dı; amaç ise Anadolu’yu istikrarsızlaştırıp İslam dünyasının omurgasını kırmaktı. Türk milletinin destansı direnişiyle bu tuzak bozuldu, operasyon başarısızlıkla sonuçlandı.
Bugün, 3 Ocak 2026’da ise benzer bir satranç tahtasının Latin Amerika’daki dost cephesinde, Venezuela’da kurulduğuna şahitlik ediyoruz. Bu kez hedef, Türkiye’nin stratejik ortağı ve küresel dayatmalara karşı dik duruşuyla bilinen Nicolas Maduro.
Türk-İslam Birliği’ne Kurulan Tuzaklar
Türkiye ve Venezuela arasındaki bu "kader birliği", aslında **"Eksenler Arası Savaş"**ın bir yansımasıdır. 2016'da Türkiye'de dikiş tutturamayan üst akıl, 2026'da Maduro üzerinden küresel güneyin direncini kırmayı hedefliyor.
Lider Odaklı Tasfiye: Her iki olayda da sistemin kendisinden ziyade, sistemi ayakta tutan ve küresel sisteme "one minute" diyebilen liderler hedef seçilmiştir.
Enerji ve Koridor Savaşları: Türkiye’nin enerji merkezi olma vizyonu ile Venezuela’nın devasa rezervleri, aynı odakların iştahını kabartmaktadır.
İstikrarsızlaştırma: Birinde dini motifli bir terör örgütü (FETÖ) kullanılırken, diğerinde ekonomik yaptırımlar ve sokak hareketleri birer silah olarak kullanılmıştır.
Sonuç: Uyanık Olma Vakti
2016'da Ankara'da püskürtülen o karanlık gece, 2026'da Karakas'ta farklı bir maskeyle karşımıza çıkıyor. Eğer bir dostumuz düşüyorsa, bu sadece o ülkenin değil, "Dünya beşten büyüktür" diyen tüm mazlum milletlerin kaybıdır.
Türk-İslam Birliği, sadece coğrafi bir birliktelik değil, aynı zamanda bu tür küresel operasyonlara karşı kurulması gereken bir **"güvenlik kalkanı"**dır. 2016'daki başarısız darbe girişimi bizim için bir zaferdi; ancak 2026'da dostlarımıza kurulan tuzakların "başarılı" olması, kuşatmanın daraldığının bir işaretidir.