Menü  Simas Haber - Sarıyer Aktüel - Sarıyerim.com
Dr. Ahmet Bekaroğlu

Dr. Ahmet Bekaroğlu

Tarih: 25.03.2026 16:02

BENİM SANDIĞIM GİBİ SAVAŞLARIN MODASI GEÇMEMİŞ..

Facebook Twitter Linked-in

   Bu görüşe neden vardım. Orta ve lisede Tarih Dersi aldık. Ben kendi adıma söylüyorum, orta ve lisede hatta üniversitede yıllarca Tarih Dersi' aldım. Bu derslerde tarihte vaki olan 1. ve 2. Dünya savaşlarını öncelikli olarak işledik. Kendi tarihimizde de geriye dönük olarak, İslam'ı resmi din olarak kabul eden Karahanlılar'dan önceki Türk Tarihi ve Karahanlılardan sonraki  Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde vaki olan muharebeleri işledik. Osmanlı döneminde Balkan savaşları ve Çanakkale ile Kurtuluş Savaşı ağırlıkta işlediğimiz muharebeler. Mesela Viyana'ya doğru gittik. Yemen Cephesi vardı. Balkan Savaşları, Çanakkale vs. O günlerde derslerimize giren bu öğretmenlerimiz bize bu savaşları anlatırken ben şöyle sanırdım. Önüne gelen gitmiş taş almış karşıya atmış. Oysa ki düzenli bir ordu var, herkes öyle rastgele elini kolunu sallayarak cepheye gidemez. Bunun için askeri celbiniz olması lazım. Ancak düzenli bir ordunun olduğu bize anlatılmıyordu. Yani devlet ordusuyla cephelerde savaşırken aynı zamanda meclisi de çalışıyordu. millet bahçesini de ekip biçiyordu ve devlet daireleri de çalışıyordu. Halk cenaze merasimlerini de düzenleniyordu. Yani hayat devam ediyordu. Öyle rastgele bütün milletin kazıma kürek gidip savaştığı alanlar ermenilerin Karadeniz'de, Doğu Anadolu'daki katliamları ve rusların istilası dönemlerindeydi. Fransızların Antep bölgesini, italyanların Akdeniz bölgesini Yunanlıların egeyi ve Trakyayı istilası dönemlerdeydi. Öyle herkes rast gele cepheye gitse Anadolu boşalırdı. O zaman da zaten düşman öbür taraftan gelir boş toprakları istila ederdi.
      Yetmiş dört yılında Kıbrıs'a çıkartma yaptık. Mutlaka olması gerekirdi. Kırk sene terörle savaştık. Dolayısıyla dünya ile savaştık. Bu mücadelede ben de yer aldım ve Güneydoğu'da askerlik yaptım. İyi ki de yaptım. Şırnak'a gittiğimizde bölge ile ilgili bize birifing veren Üsteğmenimiz demişti ki, 'Bodrum gibi rahat değil ama bitince askerlik yaptık dersiniz'. Nihayetinde şükür ki öyle oldu.
      Aldığımız tarih derslerinde bir de ben bu savaşların modasının geçtiğini ve artık tarihin sayfalarında kaldığını sanıyordum. Derslerde bize tarihteki bu muharebeler anlatılırken dünyanın herhangi bir yerinde yine savaş devam ediyordu. Savaş vardı ama bu bizebsöylenmiyordu. Ben sanıyordum ki bu savaşlar bir dönemdeydi ve oldu bitti, bundan sonra olmayacak. O günlerde derslerimize giren öğretmenlerimiz geçmişten hız alarak bir fikir jimnastiğiyle muhakeme gücü yapıp senteze varamıyorlardı. Yani şunu diyemiyorlardı, biz size bu muharebeleri niye anlatıyoruz? Bu savaşlar bu müfredatta niye var? Şunun için var. Çünkü her an savaş olabilir. Geçmişte olduğu gibi ülkemize her an saldırılabilir. Zaten günümüzde şu anda şurada burada yine savaşlar var. Çeşitli nedenlerden dolayı savaşlar devam ediyor. Kimse kusura bakmasın danhala daha derslerde bu muharebeleri 'sanki tarihte olmuş ve kalmış' gibi tarzda ezberletip anlatanlar var. Yani şu mukayese yapılıp olay günümüze taşınamıyor. Bu savaşları niye okuyoruz? Dünyanın herhangi bir bölgesinde her an savaş var. Bakın şu bölgelerde muharebe var. Görüyorsunuz artık savaşların dönemi geçmiş değil. Günümüzde kitle iletişim araçları var ve dünyayı takip ediyoruz. Bakın yaşamayınca bilmiyoruz. Sanıyoruz ki bu muharebeleri modası geçti. Her an tehlike var. Ülkemize saldırabilirler. Nesillerimize bunu böyle anlatmamız lazım.
      Ama anlatamıyoruz. Savaşları, 'artık tarihte kaldı' tarzında anlatıyoruz. Tarihte kaldıysa o zaman niye işliyoruz ki bu konuları? O zaman niye ordumuz var ki? Üniversitelerde aldığımız tarih derslerinde ve eğitimlerde konulara felsefi açıdan bakmadığımız için dersleri böyle işliyoruz. Geçmişteki hocalarımızın metot eksikliği vardı ve maalesef ki muhakeme güçleri zayıftı. Kitle iletişim araçları yoktu ve dünyanın değişik yerlerindeki savaşlardan haberleri olmayabilirdi. Bugün için artık böyle bir mazeret yok. Her yerden haberimiz var. Öyleyse nesillerimize 'bu savaşlar size müfredatta öğretiliyor ki, her an yeniden olabilir. Ona göre hazırlığınızı yapın. Ona göre donanıma sahip olalım' şuurunu vermemiz lazım.
      Bunun için acilen müfredata 'Tarih Felsefesi' dersleri konması lazım..


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
... ...