Hattın adı ise SARIYER-TAKSİM hattı idi. Bir diğer adı ile TAKSİM-SARIYER. İlk minibüsçüler ise Şoför Mehmet, Cafer Büyükdurmuş, Jet Metin, Necip Birbey, Yuvanna Cahit idi. Hat mat hak getire gizli açık çalışıyorlardı. Bunlara Reşit Oflas, Adnan Kurt, Ali Canbakan, Hüsam Baba, Naci Yılmaz, Rasim Altınbaşak, Nedim Emiroğlu Feka Osman Sarı, Aycan Cep, Dayı Mahmut Erdoğan, Ali Osman, Apartman Mustafa, Kasap Bülent Termur, Hamdi Adatepe eklendi. Öylesine bir mücadele verdiler ki allem ettiler kallem ettiler Valilikten hat izni aldılar. Bu hattı almada ve rahat çalışmalarında devrin önemli Polis Müdürlerinden olan ve sonradan İstanbul Milletvekili Orhan Eyüpoğlu`nun çok büyük yardımı oldu. Böyle birey olarak güçlerini koruyamadılar ve çözülmeler başlayınca Teşkilatlanma yolunu tercih ettiler İstanbul`un her yerinde minibüs hattı alınmaya ve birlik olmaya başlandı. Her hattın vasıta sahipleri birliklerini kurdular ve sonuçta İstanbul Minibüsçüler Cemiyetini/Odasını kurdular. Bu odaya katılmak ve temsilcileri seçmek için Avni Büyükdurmuş`un Nalbant Çeşmedeki gazinosunda toplantı yapıldı. Bu toplantıya başkanlık görevini ben yaptım ve temsilcileri seçtiğimiz gibi Minibüsçüler Cemiyetine katılma kararını aldık. Sonrası malum... Ancak çok önemli bir şey vardı o da şu: Hiç bir minibüsçü ayakta yolcu almıyordu ve muavin yoktu. Bu yıllarca devam etti. Sonra bozuldu... Bu arada önemli bir olayı da hatırlatmak isterim. Minibüsçtlerin en titizlerinden biri Fehmi Akarçay`dı. Sarıyerlileri; yerlisiyle yabancısıyla çok iyi tanırdı. Bir sefer, iki sefer, üç sefer baktı ki para hep eksik geliyor, hemen bir yolunu buldu. Sıra kendisine geldiği zaman kapının önünde durup parayı toplamaya başladı. Bu durum karşısında biri bir kaç kez minibüse girmeyip pas geçince olay anlaşıldı. Zira bir başka minibüse binişi takip edildi, yine bir kişi eksik olunca o kişi tanınmış oldu. Kadın-erkek söylemem, yok merak edenler. merak etsinler, bir tiyo... Hep elinde bir köpekle gezdi yıllar yılı...