Meridyen Eğitim Kurumları

Dr. Ahmet Bekaroğlu


İSPANYA VE GUARDİOLA'SI..

Mehmet Akif Avrupa'ya gidip geldikten sonra intibahlarını anlatırken 'işleri bizim dinin emrettiği gibi, bizim işlerimiz de onların dirinin emrettiği gibi' yani 'değiş tokuş yaptık' demişti.


 Bir önceki yazımda İslam dünyasının sözde olduğunu bahsetmiştim. Çünkü uzaktan idare ediliyor. Osmanlı yıkıldıktan sonra ortadoğuda bir sürü İslam dünyası adına ülke oluşturuldu ama bir şartla. Uzaktan idare altındalar.
      İspanya başbakanı Petro Sanchez. İran'a vurmak bağlamında destek vermediği gibi İsrail'le bir sürü antlaşmasını da iptal etmiş. Guardiola Katalan bölgesinin katolik teknik direktörü. Geçmişte Barcelona'nın de teknik direktörüydü. Ben Real Madridli'yim. Bizim rakibimizdi ve bizi çok yendi. Sonra gitti Bayern Münih'i şampiyon yaptı. Manchester City'i İngiltere'de şampiyon yaptı. Bana göre Mourinho'nun teknik direktörlüğünü de o bitirdi. Delikanlı adam ve artık onun çalıştırdığı takımları tutuyorum. Filistin'e verdiği destek açıklamalarını görüyor musunuz? Biliyoruz ki bugün Avrupa, teknik ve teknolojide geldiği zirveyi Endülüs Emevi İslàm Devleti'nin İspanya ve Portekizin yer aldığı İber Yarımadası üzerinde kurduğu bilim merkezleri üzerine oturmasına borçludur. İspanya'daki bu duyarlılık ve Guardiola'nın bu çıkışları hala daha Endülüs Emevi İslâm Devleti'nden kalıntıları taşıdıklarını gösteriyor. İskoçya'da Celtic taraftarları da alkışı hak ediyor. UEFA'dan ceza almaları pahasına her maçta destek verdiler. Onları da kutluyorum.
      Acaba günümüzde İslam dünyası adına söylüyorum. 'Ben Allah'a inanıyorum' deyip sonra bunu kuru bie inanç sözü halinde bırakıp da Kur'an'ın dediği hiçbir şey yapmayanlar mı müslümandır? Yoksa Hz. İsa'nın kendilerine tebliğ ettiği tek Allah İnancı'nı bozup her ne kadar "Teslis İnancı/baba, oğul ve ruhu'l kudüs inancı ile Allah'ı üçlese" de Kur'an'ın istediği bir sürü emri yerine getiren, Filistin halkına destek veren ve müslümanları katleden kişilere tepki gösterenler mi müslüman? Oturup düşünmemiz lazım.
     Burada duyarsız müslümanlara kızdığım için 'sinir anındaki làflara itibar edilmez' ilkesinden hareketle elbette mübalâğalı bir ifade kullanıyorum. Yani bizim müslümanlığımızı bu duyarlı hristiyanların bu insancıl hareketleri karşısında sorgulamamız lazım.
      Diye düşünüyorum..

LÖSEV BAĞIŞLARINIZ İÇİN