Meridyen Eğitim Kurumları

İbrahim Balcı


SARIYER?İ SARIYER YAPAN DEĞERLER -3-

Sarıyer?i Sarıyer yapan değerleri yazarken amacım bu değerlere dikkat çekmektir. İlgililer ne derece ilgi gösterir, ne derece üzerlerine gider, sorup soruşturur ve kullanımları için caba gösterir onu bilemem. Bildiğim yıllardan beri Sarıyer?i Sarıyer Yapan Değerlerin ihmal edildiğidir. İşte unutulanlardan bazıları


Şirket-i Hayriye tarafından yapılan semt iskeleleri. Şirket-i Hayriye bu iskeleleri Osmanlı döneminde yaptı daha sonra da Cumhuriyet döneminde kurulan Şehit Hatları işletmelerine devretti. Şirket-i Hayri?ye döneminde semt iskeleleri müthiş ilgi gördü, ilgi gördüğü gibi bakım ve onarımda gördü, mükemmel hizmet verdiler. Aynı şekilde Şehir Hatları döneminde de fevkalade idiler. Bunun önemli bir nedeni de Şirket-i Hayriye?nin genel müdürü olan Necmettin Molla (Kocataş) idi. Necmettin Molla Sarıyerli idi. Sarıyer?in üzerinden ilgisini hiç esirgemedi. Teknoloji geliştikçe, otoyolları yapıldıkça, değişik araçlar trafiğe çıkınca vatandaş deniz yolculuğundan çok kara yolu ile gitmeyi tercih etti. Böyle olunca iskeleler de hayatiyetini kaybetti. Özelleştirme hastalığı sonucu Şehir Hatları da özelleştirildi ve İskelelerin çoğu elden çıkarıldı. Sadece birkaçı hizmet veriyor. İskelelerin her biri tarihi özellikler taşıyan eserlerdi. İşte Beşiktaş İskelesi, Sarıyer İskelesi ve diğerleri? İskelelerin dışında sefere çıkan gemilerin seyri bile mide bulandırıcı. Şehit hatları zamanındaki gemilerden vazgeçmek kimin aklına geldi anlamak mümkün değil, bu kadar zevksiz bir şey olabilir mi? Oluyormuş gibi. Acaba bu konu üzerine durmayı akıl eden yetkililer var mıdır? Ya da akıl eden çıkar mı?

 

Bir diğer önemli eser Büyükdere?deki Topçu Karakolu?dur. 1911 yılında Padişah Sultan Reşat zamanında yaptırılmıştır. Topçu karakolu olarak isimlendirilen bu bina önceleri askeri ve emniyet amaçlı kullanıldı. Cumhuriyetin ilk yıllarında Millet Mektebi olarak kullanıldı. Sonraları Okul ve karakol olarak değerlendirildi. Ama 25-30 yıldan beri ise kaderine terk edildi. Bu kadar zarif binanın kaderine terk edilmesi akıl kârımı! Bu bina yine okul, kreş ya da huzur evi olarak kullanılamaz mı? Sosyal amaçlı kullanılması için neden hiç kimse olayın bir yerinden tutup uğraş vermez? Bence, bu bina Boğaziçi?nin en eski mahallelerinden biri olan Büyükdere?yi ve değerlerini saklayan, teşhir eden bir müze yapılamaz mı?

 

İstanbul halkının bir deyimi vardır. Şöyle derler: ?Bu Pazar veya şu gün sulara gidiyoruz?. Bunun anlamı Sarıyer?e gidiyoruzdur. Yani Sarıyer mesirelerine ailece gidiyoruz, hoş bir hafta sonu geçireceğiz. Hangi mesireler diye sorulabilir. Şöyle ki: Sarıyer?de Hünkar, Şifa, Çırçır suyu mesireleri, Yenimahalle?de Fırıldak Bahçe, Rumelikavak?ta Otuz bir Suyu; Büyükdere?de Sultansuyu, Ağa Suyu, Bahçeköy?de Bentler, Kefeliköy?de Dalyan Korusu,. Emingan?da Emirgan Koruluğu, Baltalimanında Büyük Çayır, Rumelihisar?da Duatepe mesireleri ve tabii ki köylerin yeşil alanları? Kala kala bu mesirelerden sadece Çırçır Suyu mesiresi kaldı. Emirgan Koruluğu hariç diğerleri çay bahçelerine esir oldu. Yitip gittiler. Muhteşem mesire olan Hünkâr Suyu, içindeki şaheser köşkü ile kuşbakışı Boğaziçi?ni izliyor, geleni yok, gideni yok. Sahipleri var ama çalıştırmıyorlar. Yazık değil mi?

 

Sarıyer Suları ise lezzet olarak müthiş? Ama bilinçsiz kullanıma esir edildi. 1970 li yıllarda şaşal suyu çıkınca, bir sabah kalkanlar baktı ki Çeşmelerin ayna taşına ?Bu suda Kolibasili vardır içilmez? yazıyor? Herkes şaşırdı ve tedirgin oldu. Korkudan yüzlerce yıldan beri su aldıkları çeşmeleri terk etmek ve şaşal su almak zorunda kaldılar. Bu aslında kapitalizmin acı bir oyunu idi. Dönemin Vakıf Memba suları görevlilerinin bu işe göz yumdukları akla geliyor. Tabii böyle olunca suyollarının bakımı üzerine gidilmedi ve canım memba suları kaderine terk edildi. Bu memba sularından sadece bir kaçı kullanılıyor: Kanlıkavak, Hayat Suyu (Tarabya), Çırçır, Aralık/Ayazma ve Yerlisu (Sarıyer), üçü bir araya getirildi), Yusuf Ağa Suyu (R. Kavak), Ali Bey Suyu (Büyükdere), Neşet Suyu, Kemer Suyu (Bahçeköy)? Diğer onlarca memba suyuna ne oldu? Su savaşında kaybeden halk oldu, kazanan su fabrikası sahipleri. Türkiye?nin en bol memba suyuna sahip olan Sarıyer İlçemizde halk para ile su alıp içiyor? İnsanın Ohaaa demesi geliyor?

 

Sarıyer?i Sarıyer yapan önemli binalar var: Örneğin Kocataş Yalısı, Gülağa Balan Yalısı, Barbarosoğlu Yalısı, Haydar Doğ Köşkü, Sarıyer Verem Savaş Derneğine ait Köşk, Pertevniyal Sultan Köşkü (Belediyenin), Vidali Yalı (Sadberg Hanım müzesi), Kaptanyan Yalısı (Sarıyer lisesi), Fuat Paşa Yalısı (Otel), Her biri tarihi anıt olan Tarabya yalıları, Yeniköy Yalıları, İstinye Deli Fuat Paşa Yalısı, Emirgan Korosu köşkleri, Atlı Köşk, Baltalimanı Sahilsarayı ve diğerleri? Bunların listesi bile yoktur kanımca?

 

Sarıyer?i Sarıyer yapan yemişler nerede ise unutulmak üzere! Örneğin, Ahududu Likörü malum! Çok tercih edilen bir içki! Bu içkinin ham maddesi olan Ahududu bitkisi Merkez Sarıyer?in Çırçır/Bekardere mevkiinde yetişiyordu. 1950?li yıllara kadar bu bitki burada ekilip değerlendirildi. Şimdi aransa bir kök, bir fidan bile bulanamaz.

 

Sarıyer kiraz?ı? Evliya Çelebi?nin deyimi ile ?biri sıkılsa 100 damla suyu çıkar?? Evet Sarıyer?in Gülnar Kirazı kayboldu gitti. Yüz yıllarca bu kiraz Sarıyer ve köylerinden bilhassa Zekeriyaköy?de yetiştirildi. Bu meyvede kayboldu. Zekeriyaköy Kirazlibahçe?de (Ercan Akaslan?ın yerinde birkaç ağaç var).

 

Ya damak tadı olanların ısrarla sorup soruşturdukları ve buldukça üç beş kilo alıp gittikleri Kavak İncir?ine ne oldu? Arada bulasın. Bahçeler, bağlar imara açılınca bu canım meyve da kayıplara karıştı.

 

Durum bu! Aslında pek fazla da bir şey yazmadım. Bu yazdıklarım Kaymakamlık/Beled iye işbirliği ile değerlendirilebilir. Ben sadece unutulmaması ve en azından hatırlanması için yazma ihtiyacı hissettim, hepsi bu!

LÖSEV BAĞIŞLARINIZ İÇİN