16001,32%1,2
43,39% 0,10
51,55% 0,02
7094,42% 0,70
11647,77% 0,00
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı bir kreşte bir çocuğun darp ve istismara uğradığı iddialarına ilişkin, "Biz öncelikle personelin açığa alınmasını beklerdik. Herhangi bir iddia bizim için çok önemli. Fakat denetim süreçlerinin ne minvalde ilerlediğine dair bize intikal eden herhangi bir şey olmadı. Normalde bu tür süreçlerde personel açığa alınır, soruşturma yürütülür, aileye gerekli destek sağlanır. Fakat aileyi dinlediğimizde böyle bir sürecin yürütülmediğini ne yazık ki gördük. Bizler tabii aileyi yalnız bırakmayacağız." dedi.
Bakan Göktaş, Eyüpsultan'da İBB'ye bağlı kreşte darp ve istismara uğradığı iddia edilen 3 yaşındaki çocuğun ailesini ziyaret etti.
Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Göktaş, olay basına yansımadan önce aralık ayı sonunda aileye danışmanlık hizmeti verdiklerini söyledi. Göktaş, ziyareti sırasında ailenin 3 Aralık'tan bu yana adalet arayışında olduğunu öğrendiğini belirtti. "Duyduklarım gerçekten akıl dışıydı. Zira aile çocuğunu bir kreşe bıraktığını düşünüyor. Fakat buranın ne Milli Eğitim Bakanlığının ne de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının denetiminde olduğunu, 'çocuk etkinlik merkezi' adı altında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla bakanlıklarımızın denetim mekanizmasının dışında tutulduğunu gördük." ifadelerini kullandı.
Ailenin ifadelerinden merkezin kendi içinde de herhangi bir denetim mekanizması olmadığını anladıklarını kaydeden Göktaş, şöyle devam etti: "Bizler tabii ki çocuğun üstün yararını, ailenin de hukukunu gözeterek hem danışmanlık hem psikososyal destek vereceğimizi hem de hukuki olarak sürece dahil olacağımızı söyledik. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında da böyle bir yetkimiz var. Valilik müfettiş görevlendirdi. Biz de bu süreçle ilgili Bakanlık olarak teftişimizi başlattık. Ailenin, çocukların yanında olmayı sürdüreceğiz."
Bakan Göktaş, olayın ardından merkez yetkililerinin hiçbir şekilde aileyle temas kurmadığını öğrendiğini aktardı. "Aile olayı kendi tespit ediyor ve ilgili mercilere, hem belediyeye hem okula gidiyor fakat hiçbir şekilde sesini duyuramıyor. Kamera kayıtlarına 20 gün sonra ulaşabiliyor. Normalde Milli Eğitim Mevzuatı'na göre belirli yerlerde kamera olması gerekiyor. Fakat bu olaylar ailenin anlattığına göre kameranın olmadığı yerlerde yaşanıyor. Ya sınıfta ya lavabolarda ya da kameranın kör noktalarında. Dolayısıyla biz de ailenin bu iddiasını çok ciddiye aldık." dedi.
Göktaş, bu tür kurumların denetimsiz kalmaması gerektiğini vurguladı. Söz konusu merkezlerin farklı kurum adı altında faaliyet göstermesinin yasal olmadığını sözlerine ekledi.
Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!
Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin Terasında Safran Hasadı
Meridyen öğrencilerinden muhtarlar günü ziyareti
Türk gezgin Ekvador'da kartel tarafından kaçırıldı!