- İMSAK 05:48
- GÜNEŞ 07:13
- ÖĞLE 13:19
- İKİNDİ 16:36
- AKŞAM 19:15
- YATSI 20:34
-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,18% 0,15
-
EURO
50,62% -0,59
-
GRAM ALTIN
7183,62% -0,30
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
GÜNDEM
GÜNDEM Haberleri
Çorlu Deresi?nin neden bu hale geldiğini ve ne zamandır bu halde olduğunu aktaran Trakya Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Murat Sevgi, ?Şu haliyle Çorlu Deresi ve Ergene Nehri Trakya bölgesinde 280 kilometre boyunca devam eden bir ölüm kanalı. Burası için bir nehir tanımlaması tamamen coğrafi bir tanımlama. Yoksa bunun için bir akarsu demeye dünyanın hiçbir yerinde kimsenin cesaret edebileceğini zannetmiyorum. İnsanların düşüp içinde kaybolduğu ölüleri bulmak için bile ekiplerin giremediği dehşet verici bir kirlilikten bahsediyoruz şu anda burada. Hemen yanında hayvan besleyenler evleri burada olanlar var. İnsanlar gece burada yatıyor uyuyor. Biz şu anda 10 dakikalığına çekim yapmaya bile zor geldik nefes alamıyoruz ama burada yaşayan insanlar var? dedi.
Ergene?nin temizlenmesi maksadıyla hayata geçirilen derin deşarj projesi ile ilgili kaygılarının olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Sevgi, ?Çevrecilerin kafasındaki en önemli sorun derin deşarj projesi ile Marmara?nın derinlerine boşaltılacak olan arıtma tesisi çıktısının aslında kirli olduğu ve bu sorunların devam edeceği. Kapalı network ile atıkları Marmara?ya boşaltma sistemi aslında atıkların arıtılmadan da boşaltılabileceği ihtimalini göz ardı etmeden projelendirilmiş bir sistem. Yani milyonlarca dolar yatırım yapılarak yapılan arıtma projesi bazen by-pass edilebilir ve bu by-pass sırasında atıklar arıtılmadıkları için Marmara?nın derinlerine arıtılmamış şu gördüğünüz atık kalitesindeki sıvı boşaltılabilir. Bu zaten can çekişmekte olan Marmara için de ölümün işaretidir? diye konuştu.
Çorlu Deresi için açık atık kanalı tanımlaması yapan Murat Sevgi sözlerini şöyle sürdürdü: ?Burası için söylenecek tek şey var. Açık atık kanalı. Dehşet verici bir şey bu. Nefes alacak durumda değiliz aslında ölüm tehlikesi içerisindeyiz. Soluduğumuz şeyin kanserojen olduğunun ispatı için kimsenin tartışma yapacak hali yok zaten ve burada insanlar yaşıyor daha önemlisi bu. 280 kilometrelik bu hattın büyük bir bölümü kirlilik kanalı. Bu kirlilik kanalının yüzde 90?ında insanlar yaşıyor. Yanı başlarında meralar var. Yanı başlarında tarlalar var. İnsanlar tahıl yetiştiriyor, pirinç yetiştiriyor, hayvan yetiştiriyor. Tavuğundan koyununa kadar canlıları yetiştiriyor ve bu kanaldan alınan suyla daha ilerilerde çeltik sulandığını daha ilerilerde medyamız gösterdi halkımıza?.
Sarıyer’de Trabzonlular Güç Birliği Yaptı: SATRADER Resmen Kuruldu!
Sarıyer'in yeni kaymakamı belli oldu
İzmit'te Kaldırım İşgalleri İçin Sıkı Denetim Dönemi Başlıyor
Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk askeri kargo uçağı düştü!

















