Tarih: 15.02.2024 17:02

AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı

Facebook Twitter Linked-in

AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, ”Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, 25 Ocak’ta düzenlediği Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda 10 temel başlık altında projelerini açıklamıştı. Kurum bugün Bakırköy’de düzenlenen Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda ise daha önce açıkladığı bu projelerini detaylı bir şekilde anlattı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın konuşmalarıyla devam etti. Kurum şimdiye kadar yapılan ve göreve gelince İstanbul için yapmayı planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”
Programda sanayi alanlarının dönüşüm projelerinden bahseden AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz dönüşümün alt başlıklarından birini de sanayi alanlarının dönüşümü olarak belirledik. Ben Türkiye’nin hemen her ilinde, şehir merkezinde kalmış sanayi alanlarını, çeperlere taşıyıp dönüştürmüş bir kardeşinizim. 18 ilimizde Sanayi Dönüşüm projeleri yaptık. Gerek sıfır atığı önceliklendiren, gerek sürdürülebilir üretimi odağına alan projelerimizi ülkemizin bir çok ilinde yapmış ve esnafımıza, şehrimizin üretimine, istihdamına katkı sağlamış bu projeleri gerçekleştirerek milletimizi mutlu eden İstanbul’umuzun, 108 milyar dolara tekabül eden bir sanayi cirosu var. 800 bin İstanbullu kardeşimiz bu sanayi alanlarında çalışıyorlar. Sanayi işletmelerimizin yüzde 77’lik kısmı şehir merkezinde kalmıştır. Yüzde 62’si düzensiz, dağınık yapıdadır. Bu durum aslında trafik çilesini artırmakta, hava kirliliği oluşturmakta, afet risklerine karşı İstanbul’un kırılganlığını artırmaktadır. Bu nedenle, Bayrampaşa, Esenyurt ve Başakşehir’deki sanayi tesislerimiz başta olmak üzere tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla ve İstanbul Ticaret Odamızla istişareler yaptık. Talebi olan sanayicilerimizin planlı, altyapılı, sosyal donatılı arazi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sanayi alanlarımızı şehrin çeperlerine çıkarıp, arge, inovasyon ve kuluçka merkezleriyle, oteli, lokantaları, mesleki eğitim okullarıyla, teknolojinin üretildiği bu üretimlerin merkezi İstanbul sanayisini inşa edeceğiz. Bu dönüşümle birlikte sürdürülebilir bir dönüşümü gerçekleştirelim istiyoruz. Enerjimizi, suyumuzu daha verimli kullanacağımız ve 2 bin 40 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda bu adımları atalım istiyoruz” dedi.

“Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız”
Göreve gelir gelmez İstanbul’un her yerinde yenileme çalışmaları başlatacağını dile getiren Kurum, “Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız. Göreve gelir gelmez, tarihi yarımadada ve İstanbul’un her yerinde bir renovasyon seferberliği başlatacağız. Öncelikle Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenleyeceğiz. Eminönü sahil yolu ile bağlantılı tüm sokakları ve tüm meydanları yeniden elden geçireceğiz. Sirkeci tren garımız da tematik düzenlemeyle içindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak. Meşhur Kıble Çeşme Caddesi İstanbul’un en önemli lokasyonlarından bir tanesi ve burayı yapacağımız projelerle birlikte süratle restore edeceğiz. Fatih Camii ve külliyesi çevresindeki sokakları, niteliksiz binaları elden geçirerek düzenleyeceğiz. Sultan Fatih’in torunları olarak bu şehre yakışır bu dönüşümü, buradaki binaları, saçağıyla, malzemeleriyle çevresinde yürüyüş yapılacak bisiklet yollarıyla, tarihi kimliğine uygun peyzajla yepyeni bir görüntüye kavuşturacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Meydanı’nda da kapsamlı bir çevre düzenlemesi yaparak tüm tarihi yarımadayı gerçek kimliğiyle, gerçek gücüyle yeniden tarih sahnesine çıkaracağız. Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO tarihi miras listesinde bulunan Süleymaniye Camii ve çevresini de adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edeceğiz. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzeltmek suretiyle orada Mimar Sinan’ın emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Ordu Caddesi’nde de, cadde ve sokak sağlıklaştırma çalışması ile, tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapacağı Anadolu Yakası’na kazandıracağımız en büyük kültür merkeziyle birlikte birleştireceğiz. Bu tarih ve yeşil aks çok özel bir projeyle birleşecek. İstanbullular denizin, sahilin ve tarihin o dokusunun keyfini bir arada yaşayacak” şeklinde konuştu.

“Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız”
Daha önce bazı illerde yapmış olduğu ve şimdi İstanbul için yapacağı meydan projeleri hakkında konuşan Kurum “Kent meydanlarımız sosyal, kültürel, ekonomik ve estetik açılardan önemli bir role sahiptir. İnsanımız buralarda bir araya gelmekte İstanbul’un kültürel ve sanatsal yaşamı buralarda sürmektedir. Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız. Ben bundan önce 40 ilimizde 40 tarihi meydanın inşası için çalıştım. Konya, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Zonguldak, Rize ve Bursa’da bir çok proje gerçekleştirdik. Bundan önce nasıl şehrin en değerli yerlerini vatandaşlarımızın mutluluğuna ayırdıysak, bundan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Yeni Çengelköy meydanımız kıyı düzenlemesi, aydınlatmaları, geniş otoparkıyla Çengelköy’ümüze değer katacak bir yatırım olacak. Yine Çengelköy’de yapacağımız sokak sağlıklaştırmalarıyla bölgeyi eski ticari ve kültürel canlılığına yeniden kavuşturacağız. Yeni Ataşehir Meydanı’nda ilk ofisim işyerleri, kreşler, arge merkezleri, kuluçka merkezleri, açık Pazar yeri alacak. Bunların yanında; açık-kapalı spor salonları, kültür-sanat merkezleri, tiyatrosu, operası, eğitim ve sağlık merkezleriyle; tam bir yaşam alanı olacak. Esenyurt’un bütünleşeceği sosyalleşeceği yeni meydanımız olacak. Küçükçekmece’mize yeni Halkalı Meydan Projesi’ni kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”
Bütünleşik Afet Yönetim merkezi kuracağını belirten Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İstanbul gibi riskli bir şehirde, afetler olmadan harekete geçmek zorundayız. İstanbul’un afet yönetimine dair projelerimizi 1 Nisan tarihi itibariyle süratle başlatacağız. Bugün, İstanbul’un potansiyel risklerini tamamen belirledik. Stratejilerimizi ve önlemlerimizi geliştirdik. Acil durum planlarımızı, tahliye yollarımızı, kullanılacak kaynakları tamamen planladık. AFAD’ımız afetlerdeki hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde koordinasyonu başarıyla sağlıyor. Biz de AFAD’ımızla işbirliği yapacak, İBB bünyesinde kuracağımız afet yönetiminde önceliğimizi önleme ve risk azaltma olarak belirleyeceğiz. Biz risk azaltma için yapılacak harcamaları maliyet değil geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Afet öncesi yapılan 1 birim yatırımın, afet sonrası yapılacak 10 birim harcamaya eşdeğer bilinciyle afete hazırlık kapsamında adımlarımızı atacağız. Öbür taraftan muhtemel bir afet sonrası için müdahale kapasitemizi en hızlı şekilde güçlendirecek, iletişim ve iyileştirme aşamasını da planlayacağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi’ni kuracağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi içinde güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, Gözlem ağları, Tahmin ve erken uyarı sistemleri, Elektronik risk izleme sistemleri, Anlık Durum Tespitleri, Karar Destek Sistemleri, Dayanıklılık Analizi ve Planlama Platformu bir arada çalışacak. Sistemi Yapay Zeka Destekli Veri Analitiği araçları ile analiz edecek, Akıllı Şehir Sistemi’ne ve İstanbul’un Dijital İkizi’ne entegre edeceğiz. Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”
Dijital İkizi Projesi sayesinde İstanbul’un afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğinin altını çizen Murat Kurum, “İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz. Örneğin, deprem riski altındaki bölgeleri önceden belirleyerek, gerekli iyileştirmeleri hızlıca yapabileceğiz. Yoğun yağışlardan kaynaklanabilecek sel risklerini tahmin ederek yine gerekli önlemleri süratle alabiliriz. Şehrimizin herhangi bir alanına 30 milimetre şiddetinde yağış düşecek. 30 milimetre yağış; meteorolojide kuvvetli yağış anlamına gelir. Kuvvetli yağış durumunda yazılım bize, hangi alanların sel riski altında olacağını gösteriyor. Bir afeti yaşamamak adına dijital ikizle birlikte bu tedbiri alabiliriz. Tek tek tüm binaların su taşkın seviyelerini de gösteriyor. İşte biz dijital ikiz sayesinde; böyle yoğun bir yağış beklentisi olduğunda, yağmur gelmeden orada, milletimizin yanına koşacağız” diye konuştu.
“Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız”
Atatürk Havalimanı’nda kurulan Afet Yönetim Merkezi ile çeşitli ulaşımların olduğu lojistik ve tahliye merkezi olacağını söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı’na yeni bir Afet Yönetim Merkezi kuracağız. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kuracağımız Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenlerini tek bir merkezden yöneteceğiz. Afet yönetiminde İBB Birimleri ile Lojistik Merkezleri bir arada bulunacak. Mevcut hava ve kara ulaşımının yanına deniz ulaşımını da ekleyerek burada bir de liman, lojistik ürünlerin geleceği iskele inşası da yapacağız. Havadan, karadan, deniz yolundan da lojistik desteği alabildiğimiz Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”
İstanbul’da sayısı 1 olan Lojistik Destek Merkezi sayısını 7’ye çıkaracağını vurgulayan Kurum, İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğini de sözlerine ekleyerek “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz muhtemel bir afet durumunda, hava-kara-deniz ulaşımının bulunduğu bir lojistik ve tahliye merkezi olacak. Şu anda İstanbul’umuzda sayısı 1 olan lojistik destek merkezi sayımıza 6 ekleyerek toplamda 7 lojistik merkez yapacağız. Bu Lojistik destek merkezleri, afet anında önemli bir rol oynayacaklar. Acil durum lojistiğimizin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesine imkan verecek. İBB destek birimlerinin de yer alacağı bu merkezler İstanbullunun günlük yaşamını kolaylaştıracak. Afet anında ise kesintisiz iletişim ile İstanbul’un her türlü ihtiyacının kesintisiz sağlanmasına destek olacak. Havalimanında olduğu gibi tahliye ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere şehrin kuzeyinde İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğiz. Bunların yanı sıra 9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız. Ayrıca 39 ilçemizde bulunan toplanma ve geçici yaşam alanlarının alt ve üst yapılarını afete hazır hale getireceğiz. Normalde vatandaşlarımızın kreş, kütüphane olarak gördüğü bu yerler, afet zamanında aşevi, duş alanları, tuvaletleri ve barınma üniteleriyle birer geçici yaşam alanı olacak. Afet sonrasına yönelik olarak kolayca dönüşebilen birimler ekleyeceğiz. 6 saat içinde afet sonrası hizmet birimlerinin kurulacağı bu alanlar, afet anında 2 milyon insanımız için geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. Afete anında kurtarma, tahliye, tıbbi yardım., toplama ve erişilebilirliğin kesintisiz sağlanması için en önemli araç acil ulaşım yollarıdır. 65 tane helikopterle birlikte bu işleri hızlı bir şekilde İstanbul’a kazandıracağız. Biz bu heliportlarla, afet bölgelerine hızlı kurtarma ekiplerini, yardım ve acil durum malzemelerini taşıyan bu pistlerimizi kazandıracağız. İstanbul’un 571 yıllık şanlı tarihinin en büyük dönüşümünü, çevre ve şehircilik seferberliğini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 39 ilçe belediye başkanımızla hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
... ...