Tarih: 23.01.2026 17:53

Göktaş, TBMM'de Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu'na Sunum Yaptı

Facebook Twitter Linked-in

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Çocuğun suça sürüklenmesi, çocuk ihmali ve sosyal ekonomik yoksunluk sosyal risk haritalarımızın pilotlarını tamamladık." dedi.

Göktaş, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplanan TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nda bir sunum yaparak, Bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Son dönemde yaşanan olayların herkesi derinden etkilediğini belirten Göktaş, bu durumun suça sürüklenen çocuklar konusunun tüm boyutlarıyla tekrar ele alınmasını gerektirdiğini vurguladı.

Mattia Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan'ın hayatını kaybettiğini anımsatan Göktaş, ilk günden itibaren ailelerin yanında olduklarını ve adli süreçleri takip ettiklerini bildirdi.

Adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımının birbirinin alternatifi olmadığına dikkati çeken Göktaş, suça sürüklenen çocuğu suça iten zinciri kırmanın da toplum güvenliğinin kalıcı şartları arasında yer aldığını ifade etti.

Suça Sürüklenmede Dört Halkalı Risk Zinciri

Göktaş, Bakanlık olarak mağdurun çocuk olduğu vakalarda davaya katılma sorumluluğunun, mağdur çocuğun tüm haklarını korumaktan kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Karşılaştığımız vakalar, suça sürüklenmenin çoğu kez anlık bir kararla değil, birikerek büyüyen bir risk zinciriyle oluştuğunu gösteriyor. Bu zincirin ilk halkasında sıklıkla okuldan kopma var. Devamsızlık, disiplin sorunları, akran zorbalığına karışma ya da maruz kalma, okul çevresinde riskli gruplarla temas, hepsi erken uyarı niteliği taşıyor."

İkinci halkada sağlıksız aile içi dinamiklerinin bulunduğunu söyleyen Göktaş, ihmal, şiddet, bağımlılık, parçalanmış aile dinamikleri veya bakım yükünün artmasının çocuğu dış dünyadaki tehlikelere karşı korumasız bırakabildiğini aktardı.

Risk zincirlerinin üçüncü halkasında sokak ve akran çevresinin bulunduğunu belirten Göktaş, gruba ait olma ihtiyacı, kolay para vaadi, suç örgütlerinin etkisi, silah taşımaya özendirme ve normalleşen şiddet dilinin bu riski büyüttüğünü vurguladı.

Göktaş, "Dördüncü halkada medya ve dijital alan bulunuyor. Dijital zorbalık, suça teşvik, riskli içerik, çevrimiçi istismar ve suç gruplarının çocuklara erişimi, bugün suça sürüklenme zincirinin önemli bir parçasıdır." şeklinde konuştu.

Medya ve Dijital Oyunların Etkisi

Şiddeti yücelten içeriklerin, linç kültürünün ve çevrim içi meydan okuma pratiklerinin saldırgan davranışı tetiklediğini ifade eden Göktaş, dizilerde ve dijital oyunlarda tekrar eden "güç-şiddet" anlatısının, çocukların kahramanlık arayışını yanlış rol modeller üzerinden şekillendirdiğinin altını çizdi.

"Özellikle mafya dizilerindeki suçun ve şiddetin ana karakter aracılığıyla normalleştirildiği ve hatta özendirildiği hikayelerin etkisini göz ardı edemeyiz." diyen Göktaş, medya ve sosyal medya algoritmalarının bu içerikleri daha görünür kılarak normalleştirdiğini ve riskli gruplara yönelimi hızlandırabildiğini söyledi.

Geçen yıl düzenlenen Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayları'ndan önemli veriler elde edildiğini hatırlatan Göktaş, çocukların dijital oyunlarda daha güçlü ve karanlık karakterleri seçtiğini, bunun kendilerine cesaret ve özgüven verdiğini düşündüklerini aktardı.

Erken Müdahale ve Sosyal Risk Haritaları

Bakanlık olarak çok katmanlı risk zincirini kırmak için üç düzeyde hareket ettiklerini anlatan Göktaş, birinci düzeyde erken müdahalenin bulunduğunu belirtti.

Erken müdahalede hedefin, risk işaretini ilk görüldüğü yerde yakalamak olduğunu söyleyen Göktaş, okul devamsızlığı, akran zorbalığı gibi sosyal göstergeler ortaya çıktığında çocuğun vaka büyümeden sosyal hizmete yönlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Bu amaç doğrultusunda Sosyal Risk Haritalarımızı oluşturduk. Böylelikle, ilçe, mahalle ve hatta hane ölçeğinde olası tehditleri bütüncül bir yaklaşımla izliyoruz." diyen Göktaş, bu haritaların dinamik olduğunu ve diğer bakanlıklardan gelen verilerle geliştiğini ifade etti.

"Çocuklar Güvende" mobil ekiplerinin, risk altındaki çocukları okul, aile ve sosyal çevrelerinde takip ettiklerini, ihbar alındığında doğrudan müdahale ettiklerini belirten Göktaş, 7 gün 24 saat esasıyla çalışan takip mekanizmalarının bulunduğunu aktardı.

Aileyi Güçlendirme ve Bakım Hizmetleri

İkinci düzeyde aileyi güçlendiren koruyucu ve önleyici hizmetler yürüttüklerini anlatan Göktaş, riskin derinleştiği durumlarda ilgili kurumlarla eş güdüm içinde danışmanlık, eğitim, sağlık ve gerektiğinde barınma gibi tedbir kararlarının hızla alınmasını sağladıklarını söyledi.

Bakım tedbiri uygulanan çocuklara kuruluşlarda bakım hizmeti verdiklerini ve bu hizmeti koğuş tipinden ev tipine dönüştürdüklerini belirten Göktaş, "Bugün ailelerinden ayrı büyümek zorunda kalan 15 bin 508 çocuğumuza ev tipi kuruluşlarımızda güvenli bir yaşam alanı oluşturuyoruz." dedi.

Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetiyle 182 bin 997 çocuğu ailelerinin yanında desteklediklerini, eğitimde kalmalarını ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladıklarını ifade etti.

İhtisaslaşmış Müdahale Modelleri

Üçüncü düzeyde yoğun ve ihtisaslaşmış müdahalenin bulunduğunu belirten Göktaş, suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürüttüklerini söyledi.

"Bu kapsamda Güçlendirici Bakım Modelini geliştirdik. Bu modelle ilk kez, sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetleri tek bir çatı altında bir araya getirdik." diyen Göktaş, suça sürüklenen ve madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan çocuklara yönelik destekleyici hizmetleri daha bütüncül bir yapıya kavuşturduklarını aktardı.

Halihazırda 12 ilde, ihtisaslaşmış çocuk evleri sitelerinde bu modeli uyguladıklarını ve kısa sürede olumlu sonuçlar almaya başladıklarını belirtti.

Sosyal Medya ve Dijital Düzenlemeler

Sosyal medyanın gücünün azımsanmaması gerektiğini belirten Göktaş, depresif ve anksiyete sahibi çocukların çok daha fazla sosyal medyaya yöneldiğini vurguladı.

"Sosyal medya üzerinden çocuklar çetelere düşüyor. Onları orada tespit edip, kendilerine çok cüzi rakamlar teklif ederek çocukları 'bir hikayenin kahramanı olmaya' davet ediyorlar." diyen Göktaş, çocukların sosyal medyanın dönüştürücü ve kötü gücünden korunması gerektiğini ifade etti.

Dijital oyunlardaki tehditlere de dikkati çeken Göktaş, oyunlardaki sohbet bölümlerinde çocukların farklı yaş gruplarındaki kişilerle iletişime geçebildiğini söyledi.

"Sosyal medya düzenlemesi haftaya Meclis'te gündeme gelecek. Meclis'in çalışmalarını da önemsiyoruz." diyen Göktaş, oyunların derecelendirilmesinin ve yaş sınırlaması getirilmesinin önemine işaret etti.

"Biz internet düşmanı değiliz. Biz teknolojinin zararlı akımlarından çocuklarımızı korumak istiyoruz." şeklinde konuştu.

Komisyon Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının hizmet modelinin çocukların üstün yararını temel aldığını söyledi ve Bakan Göktaş'a teşekkür etti.


Ankara,Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
belediye365.com


Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
... ...